İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Resim

Türkiye’nin 10 harikası


Bu başlığa 9 cevap verilmiş

#1 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 27 Temmuz 2007 - 20:43

Bu aralar gündem, internet üzerinden oylarla belirlenen dünyanın yeni 7 harikası ile meşgul.

Ayasofya ile aday olan Türkiye, listeye girmeyi başaramadı. Şimdi herkes dünyanın 7 doğa harikası seçimine ümidini bağlamış durumda. Bu kez Kapadokya ile adayız. Türkiye, yeni 7 harika listesine giremedi ama ülkemiz birbirinden değerli doğal ve kültürel eserle dolu. Biz de bu hafta konularında uzman jüri üyelerimizden Türkiye’nin 10 harikasını belirlemesini istedik. Listede insan eliyle yapılmış eserlerin yanısıra, doğal zenginlikler de bulunuyor.

EN İYİ 10

1) Kapadokya - NEVŞEHİR

2) Ayasofya - İSTANBUL

3) Hasankeyf - BATMAN

4) Nemrut Dağı - ADIYAMAN

5) Ulu Cami ve Darüşşifası - SİVAS

6) Pokut Yaylası - RİZE

7) Mimar Sinan Evi - KAYSERİ

8) Aspendos Antik Tiyatrosu - ANTALYA

9) Boğazlar - İSTANBUL, ÇANAKKALE

10) Süleymaniye Camii - İSTANBUL

KAPADOKYA

Başka bir gezegen gibi

Persçe’de Güzel Atlar Ülkesi demek olan Kapadokya, Joost Lagendijk için bu dünyaya ait değil. Adeta fantastik bir heykeltıraşın elinden çıkmış bir hayal dünyası. Arhan Kayar ise hem tarih hem de coğrafi bakımdan enteresan buluyor. Ara Güler, "Kapadokya öyle bir yer ki kendini dünyadan başka bir yerde hissediyorsun. Aydaymışsın ya da günün geç saatlerinde ruhlar dolaşıyor gibi etrafında. Kendinizi orada yalnız hissetmezsiniz. Sanki o ruhlar, peribacalarının içindeki kiliselere çağırır. Gizemli bir gezegendir" diyor. Volkanik faaliyetler ve erozyon sonucunda oluşan peribacaları, ilk Hıristiyanların sığınağı oldu. İşlenmesi çok kolay olan kayaların içine kazılan mağara kiliselerde birbirinden güzel fresklere rastlıyorsunuz.

AYASOFYA

Kubbesi 900 yıl taklit edilemedi

Dünyanın 8. harikası olduğu söylenen, 532’de inşa edilen Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul’daki şaheseri, günümüze gelen ender eserlerden. Dış görünüşünün aksine içi, saray gibi görkemli ve göz alıcı. Bizans döneminde çok büyük onarımlar gören, iki kez yeniden yapılan Ayasofya’yı, 16. yüzyılda Mimar Sinan ile 19. yüzyılda Fossati Kardeşler restore etti. 916 yıl başkilise, 477 yıl cami olan Ayasofya, Atatürk’ün emriyle müze yapıldı. 1930-1935 arasında ortaya çıkarılıp temizlenen mozaikler de Bizans ve Osmanlı döneminin izlerini taşıyan muhteşem mimarisiyle en çok ziyaret edilen müzelerimizin başında geliyor.

HASANKEYF

Bilim ve kültür merkezi

Bir zamanlar bölgenin bilim ve kültür merkezi olan Batman-Hasankeyf, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle 1981 yılında sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştı. 2006 yazında temeli atılan Ilısu Barajı sularının altında kalma tehlikesi altında. Sadece tarihi kale ve 7 bin mağara sular altında kalmayacak. Yerleşim bölgesi ve Hasankeyf’in simgesi haline gelen Dicle Nehri üzerindeki 12. yüzyıldan kalma Ortaçağ’ın en büyük taş köprüsünün, Raman Dağı eteğine taşınması planlanıyor. Bugün bile bazıları mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağara, insanların çok eski çağlarda yerleştiklerini gösteriyor.

NEMRUT DAĞI

En muhteşem gün doğumu

Adıyaman’ın Kahta ilçe sınırları içindeki Nemrut Dağı, dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gün doğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer. UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası olarak ilan ettiği Nemrut Dağı, Kommagene Uygarlığı eserleriyle Türkiye’nin en önemli milli parklarından. Dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü, Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor. Helenistik dünyadan günümüze ulaşan en önemli ve zengin anıtlardan.

DİVRİĞİ ULU CAMİ

Mukaddes Emanetler gibi saklanmalı

UNESCO’nun 1985’te Dünya Mimari Mirası’na dahil ettiği Sivas-Divriği Ulu Cami, 1228’de Mengücekoğulları hükümdarı Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından yaptırıldı. Başmimarı Ahlatlı Hürremşah. Bitişiğindeki Darüşşifa (hastane) ise Ahmet Şah’ın eşi ve Behram Şah’ın kızı Melike Turan Melek tarafından yaptırıldı. Hastanede ruh hastalıkları müzik ve su sesiyle tedavi edilirdi. 16 sütunlu cami, 23 tonoz ve iki kubbe ile örtülü. Mihrabın biçim ve bezemelerinin Anadolu’da başka örneği yok. Türkiye’nin restorasyon duayeni Doğan Kuban, Ulu Cami’ye 40 yılını vermiş. "Eşi yok. Heykel gözüyle bakmak lazım. Müzeye kaldırılması gerekiyor ama sığmaz. Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler gibi saklanmalı."

POKUT YAYLASI

Doğu Karadeniz yaylalarının en güzeli

Jüri üyemiz Nergis Yazgan’ın önerilerinin başında Pokut Yaylası vardı. Yazgan için Pokut, Doğu Karadeniz yaylalarının en güzeli ve bozulmamışlarından. "Bitki örtüsü çok çeşitli. Yürüme yolu da var. Tipik yayla hayatını barındırıyor. Yayla evleri ananevi haliyle kalmış ve Çamlıhemşinliler hálá kullanıyor. Asfalt yol yapılmamalı. Çünkü Ayder, bu yüzden betonlaştı, bozuldu" diyor. Pokut sırtının güney yamacına kurulmuş yayla evleri, zaman zaman Meğo ve Ayder Vadisi’ne biriken yer dumanı sayesinde bulutların üzerine dizilmiş inci tanelerini andırıyor.

AĞIRNAS MİMAR SİNAN EVİ

Doğduğu evden ilham aldı

Mimar Sinan, 1489’da Kayseri’nin Melikgazi İlçesi’ne bağlı Ağırnas Beldesi’nde doğdu. Doğduğu ev, Ağırnas Belediyesi ile ÇEKÜL Vakfı’nın işbirliğiyle restore edildi, 9 Nisan 2007’de ziyarete açıldı. İki katlı evin altında yedi kat aşağıya inen yeraltı şehri bulunuyor. Evin orta katı 1939, üst katıysa 1951’de tamamlanmış, bu görünenin altındaysa Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinin izleri birbirini izlemekte. Faruk Göksu "Ermeni klasik mimari eseri olan Ağırnas yerleşiminde müthiş taş kemerler var. Sinan’ın bu kemer ve taş iş işçiliğinin içinde büyümesinin, mimarlığında çok etkili olduğu söylenir. ÇEKÜL Vakfı restore etmeseydi, bu şaheser ortaya çıkmayacaktı" diyor.

ASPENDOS ANTİK TİYATROSU

Akustiği hálá bir sır

Aspendos, Antalya-Serik’in 8 kilometre doğusunda, M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulan bir Antik Çağ kenti. Önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve Köprüçay Irmağı ile limana bağlandığı için her çağda ele geçirilmek istenen bir kent. Buradaki açık hava tiyatrosu. Roma İmparatoru Marcus Aurelius zamanında Mimar Zeno tarafından 2. yüzyılda yapılmış. 17 bin kişilik tiyatronun mimari özelliğiyle sağladığı mükemmel akustik hálá bir sır. 13. yüzyılda Selçuklular burayı kervansaray olarak kullanmış ve bir kemerle kuzey tarafını sağlamlaştırmışlar.

ÇANAKKALE VE İSTANBUL BOĞAZLARI

Bir milyon yıl önce de önemliydiler

Özcan Yüksek, "Boğazlar stratejik ve güzeldir ama dünyada arka arkaya iki boğazın örneği yok" diyor. Asya ile Avrupa kıtası boğazlarda birleşir, iki iç deniz; Karadeniz ve Akdeniz boğazlarla birbirine bağlanır. Tarih boyunca Afrika ve Asya’dan gelenlerin Avrupa’ya geçme yolları olur. İstanbul Boğazı’nın uzunluğu 30 kilometre. En geniş bölümü Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında (3600 metre); en dar yeri Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında (760 metre.) En derin yeri Bebek’le Kandilli arasında (120 metre.) Birinci Dünya Savaşı’nda büyük bir savaşın mekanı olarak da tarihe geçen Çanakkale Boğazı’nın ise en derin noktası 167 metre.

SÜLEYMANİYE CAMİİ

Mimar Sinan’ın yedi yılda yaptığı şaheser

İstanbul’un en görkemli camiini Mimar Sinan’a Kanuni Süleyman ısmarladı. 1550-1557 arasında tamamlandı. Avluyu çevreleyen büyük komplekse okullar, kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkánlar yaptı. Süleymaniye’nin dış güzelliğini en iyi biçimde görmek için uzaktan, Haliç’in Galata kesiminden bakmak gerekiyor. Dört minaresi olan caminin esas mekánını büyük bir kubbe örtüyor. İçerideki en göz alıcı yer, mihrap duvarındaki renkli motiflerle süslü vitraylar. Arka avlusunda Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunuyor. Bir uçtaki mütevazı mezar ise Mimar Sinan’a ait.

En İyiler arşivine ulaşmak için Gönderilen Resimhttp://eniyion.hurriyet.com.tr/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

#2 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafir

Gönderi Tarihi: 31 Temmuz 2007 - 22:50

SÜLEYMANİYE CAMİİ

Mimar Sinan’ın yedi yılda yaptığı şaheser

İstanbul’un en görkemli camiini Mimar Sinan’a Kanuni Süleyman ısmarladı. 1550-1557 arasında tamamlandı. Avluyu çevreleyen büyük komplekse okullar, kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkánlar yaptı. Süleymaniye’nin dış güzelliğini en iyi biçimde görmek için uzaktan, Haliç’in Galata kesiminden bakmak gerekiyor. Dört minaresi olan caminin esas mekánını büyük bir kubbe örtüyor. İçerideki en göz alıcı yer, mihrap duvarındaki renkli motiflerle süslü vitraylar. Arka avlusunda Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunuyor. Bir uçtaki mütevazı mezar ise Mimar Sinan’a ait.

En İyiler arşivine ulaşmak için Gönderilen Resimhttp://eniyion.hurriyet.com.tr/ adresini ziyaret edebilirsiniz.


Gönderilen Resim SÜLEYMANİYE CAMİİ


Selam kommagene,

söz konusu Mimar Sinan ve eserleri olunca..

gecen de dinleyerek yazdigim Mimar Sinan in bir hikayesi " Susuz Ev " geldi aklima..sizlerle

paylasayim dedim.. olurda birgün yolunuz buralara düser ise.. belki de bildiginiz bu hikayeyi

okuma firsatiniz da olur...ve tüm diger arkadaslarin...


Bir Ibret Tablosu

Susuz Ev


Istanbul devamli bir su problemi icerindedir
Bu problemin caresi asırlar öncesi Kanuni zamanında, Mimar Sinan ın günlerinde konuşulurmuş ve en büyük care
Sinan la bulunmuştur.



Istanbul un o günkü nüfusu coğalınca
Kanuni Sultan Süleyman, Sinan ı huzuruna cağırır.

Der ki

Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı icinde.
Bir at yükü suya cok miktar akce ödüyorlar.
Acaba halkımızın bu su ihtiyacını
karşılamak icin birşeyler düşünmezmisiniz?

Mimarbaşi der ki:

Sultanım siz müsaade buyrun,
ben Istanbul un cevresini bir dolaşayım
dışarıda mevcut suları Istanbul a
getirmenin mümkün olup olmadığını
bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap vereyim.

~~~

Ve Sinan Ağa atına biner, yanına yardımcıların da alır
Cekmece den başlayarak kıyıları dolaşır.
Beşiktaş a kadar Istanbul un kıyılarında , dereleri, akan suları tespit eder.

Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı takdirde
nereye kadar yükselir, nereden nereye kemer yapılarak Istanbul a getirilebilir , diye

bunun günlerce hesabını yapar ve Kanuni nin huzuruna cikar.

~~~

Sultan sorar:

Mimarbaşı, Istanbul a su getirmek mümkün müdür?


Mimarbaşının cevabı:


Belki sultanım, mümkündür. Ancak cok ağır bir şartı var.

Nedir o mimarbaşı

Sutlanım , altın dolu keseleri uc uca dizmek şartıyla ancak,Istanbul a su gelebilir.

Kanuni nin cevabı şu olur:

Mimarbaşı sen Istanbul a su getirmenin mümkün olup olmadığını söyle
Eğer mümkünse ben keseleri uc uca değil, yan yana dizmeye razıyim

~~~

Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sivar ve Istanbulun dışındaki suları
.....civarinda belli yerlerde toplar, oradan da dere iclerine büyük gecitler yaparak

Istanbul a getirir ve şehrin belli.meydanlarinda umumi ceşmeler yaparak suyu akıtır


Bu cesmelerin tamami da kırkı bulur.

Ve Kirk Cesme suları akmaya başlar.

O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı icin sular boşsa akıp gitmektedir.


O gün cok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara yollara akıtmak, istemiyorlar ve ilk defa
Istanbul da lüle dedikleri , musluğu cesmelere koyuyorlar.

~~~

Su böylesine pahaliya geldiği ve kiymet kazanmaya başladıği için

Kanuni bir ferman cıkarır, der ki:

Istanbul meydanlarındaki umumi cesmeler halkın malıdır
Hic kimse bu cesmelerden gizlice yeraltından, evine su alamayacaktır.
Bu umumi haidsinin bir istisnasına koyar
O da özel olarak Sinan a iletilir

Denir ki:

Sen Istanbul a böylesine güzel bir calısma sonunda kırk cesme sularını getirdin.
Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin.

Ve Süleymaniye cıvarindaki meydan ceşmesinden, Sinan in evine özel olarak yol yapılarak su alınır

Böylece Mimar Sınanın evinde özel suyu olan tek kişi olur.

~~~

Mimar Sinan Şehzadebaşı Caminin, Süleymaniye Camisini ve Edirne deki Sellimeye Camisini yaptıktan sonra yaşlanır.

Devir hep öyle gecmemiştir

Itibarının yüksekte olduğu devirde kendisinin kıymetini takdir edenler bir bir bu dünyadan göcmüşler.
Kanuni vefat etmiş, yerine başka padişahlar gecmiştir.

Ve Sinan 99 yasında...

Cevresindeki dostları göctüğü için de kendisini
Istanbul da adeta yapayanliz kalmiş.
Ve artık yeni bir nesil yetişmiştir

~~~

Bir gün Sinan ın kapısına birisi gelir dayanır . Kapıyi calar.
Sinan bastonuna dayanarak kapıyı açar.
Buyrun der
Gelen mechul insan
Ben Topkapı Sarayı postacısıyım
Sizi divara cağırıyorlar
Herhalde bir soruşturmaya tabi tutulacaksıniz der

Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göcüp gittiği kendisini eserleri insaat halineyken
görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada

Acaba Topkapı Sarayına niye cağırlıyorum diye bastonuna dayana dayana gider.

~~~

O zaman su müsaadenizi, fermen görelim de ses cıkarmayalım
Kimseye verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin.

Sinan ın cevabı şu:

Ben o zaman Cihan Padişahında ferman istemekten hicap etmiştim

Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor.

~~~

Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur:

Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın

Ordan başkaları cevap verir:

Bu Ali-i Osman a hizmet eden sadece Sinan mı ?
Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardı.
Ve onların da evine özel su verilsin ya da
Sinan a da bu ayrıcalık tanınmasın.

Divanda uzun münakaşalar olur, son olarak verilen karar sudur:

Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de,evine su bağlanamayacağına göre

Sinana verilen su kesilmeli, fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı icin

bir cezaya musip olmamamalıdır.

~~~

Ve bu karardan sonra Sinan evine gelir.
Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir değil

Cünkü Sinan hizmetini Allah icin yapmıştır.Kendisne bir ayrıcalık tanınsın ve yaözel bir mükafat verilsin diye değil

Sinan 100 yasına girerken hastalanır.
yatağa düşer.

Vefat sırasında bir bezi suya batırıp da
dudağına sokmak isterlerken bakarlar ki
evindeki musluktan su akmıyor.
Istanbul a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder.

~~~

Vefat sirasinda

bu olayı başında konusanlara

verdiği cevap enteresandır:

Biz hizmetimizi dünyada, bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz.

Biz hizmetimizi Allah icin yaptık ve mükafatimı da ahirette bekliyoruz

Dünyada evimize su verilmediği icin müteessir değiliz

~~~

Istanbul u suya kavuşturan Koca Sinan susuz evde vefat ediyor

saygilar

#3 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 24 Ağustos 2007 - 21:11

Çok güzel bir paylaşımdı teşekkürler, ellerinize emeğinize sağlık birce kardeş... ;)

#4 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafir

Gönderi Tarihi: 24 Ağustos 2007 - 22:22

Selam kommagene,

Sehirler' le takip etigim kadari ile araniz cok iyi :) ....fakat benim degil
bu yüzden de son ümit siziniz, birde size sorayim dedim... alta alinti yaptigim bölüm de
(......) noktaladigim yere...bir sehir ismi gelicek..... fakat ben her ne kadar da okuma ya calis di isemde bilemedim orasini okuyamadim...yanlis birsey de yazmak istemedim

oradaki noktalar da, acikcasina beni bu yazilari oradan yazdigim günden beri rahatsiz ediyor..öyle de kalsin istemiyorum fakat bulamiyorum da

sizce oradaki sehrin ismi nedir

Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sivar ve Istanbulun dışındaki suları
.....civarinda belli yerlerde toplar, oradan da dere iclerine büyük gecitler yaparak


saygilar



Çok güzel bir paylaşımdı teşekkürler, ellerinize emeğinize sağlık birce kardeş... ;)



sorun degil kommagene , seve seve yazdim...




fakat bu sehri benim bilmem lazim :)

Saygilar

#5 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 26 Ağustos 2007 - 02:30

Bu mu soru ?

( şimdi tarih sayfaları demek ha... vay anam vayy... )

Hmm bir düşüneyim ben en iyisi..

Sanırım video da yanıtı var amma....

Herkes bir düşünsün önce, tadı olsun değil mi ama? :P

#6 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafir

Gönderi Tarihi: 26 Ağustos 2007 - 16:12

Bu mu soru ?

( şimdi tarih sayfaları demek ha... vay anam vayy... )



yok okadar da degil ..

bu sekilde http://www.istanbul.net.tr/istanbul_flashharita.asp

istanbul da olan irmaklarin isimlerini görüntüleyebilsek bekli buluruz

öneri benden, bulmazsi sizlerden :)

Saygilar

#7 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 01 Eylül 2007 - 13:50

Atıyorum, Küçükçekmece mi? acaba!

#8 DeKaN

DeKaN

    Yeni Üye

  • ΦÜyeler
  • Pip
  • 29 İletiler:

Gönderi Tarihi: 25 Eylül 2007 - 02:10

Slm

Bence surlara yakın bir yerde toplamıştır...

Yada surların içinde yüksek bir tepeye toplamış olabilir...

Onun için ben Kağıthane diyorum...

Eğer cevabı biliyorsanız lütfen yazında bende öğreneyim....

Saygılar....

#9 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafir

Gönderi Tarihi: 26 Eylül 2007 - 22:03

Atıyorum, Küçükçekmece mi? acaba!


cok uzun kommagene, olmasi imkansiz :) 9 harften olusan bir kelime oldugunu biliyordum

fakat secemiyordum...

Slm

Bence surlara yakın bir yerde toplamıştır...

Yada surların içinde yüksek bir tepeye toplamış olabilir...

Onun için ben Kağıthane diyorum...

Eğer cevabı biliyorsanız lütfen yazında bende öğreneyim....

Saygılar....


Secemedigim kelime evet dogru DeKaN Kağıthane.. simdi daha okunakli oldu..sunumun

da....03:34 itibaren okuyabilirsiniz..

cok tesekkürler :)

Saygilar

#10 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafir

Gönderi Tarihi: 21 Temmuz 2009 - 20:49

Gönderilen Resim




Dünyanın 7 harikasına 28 aday

Dünyanın yeni 7 doğa harikasını belirlemek için dünya genelinde yapılan
oylama sonucunda 28 finalist belirlendi.




İsviçreli maceraperest Bernard Weber'in öncülüğündeki ''New 7 Wonders'' (Yeni 7 Harika) organizasyonundan yapılan açıklamada,
aralarında Amazon yağmur ormanları, Ölü Deniz, Kilimanjaro Dağı ve Ekvador'daki Galapagos Adaları'nın da bulunduğu
28 doğal güzelliğin finale kaldığı belirtildi.



Dünya genelinde 261 doğal güzelliğin önerildiği, uzmanlardan oluşan jürinin ilk aşamada öne çıkan 77 aday arasından 26 yeri seçtiği bildirildi.



Finalist doğa harikaları, coğrafi dengesi, farklılığı ve insan yaşamındaki önemi gibi kriterler esas alınarak belirlendi.

Söz konusu yerler arasında, Azerbaycan'ın Çamur Volkanları, Lübnan'daki Jeita Grotto mağarası, İrlanda'daki Moher Uçurumu
ve Almanya'nın Kara Ormanları da bulunuyor.



Oylamaya internet ya da telefonla katılınabileceği ve sonuçların 2011 yılında açıklanacağı belirtildi.


Yeni 7 doğa harikasını belirlemeye yönelik oylamaya bir milyardan fazla kişinin katılması bekleniyor.



2007 yılında yaklaşık 100 milyon kişinin katıldığı oylama sonucunda, dünyanın 7 insan yapımı harikası olarak İtalya'daki Kolozyum,
Çin Seddi, Tac Mahal, Ürdün'deki Petra antik kenti, Brezilya'daki Hz. İsa Heykeli, Peru'daki Maçu ****çu antik kenti
ve Meksika'daki Chichen Itza Piramiti seçilmişti.




Cevap ekle