İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Resim

3400 nüfus, 3800 seçmen


Bu başlığa 4 cevap verilmiş

#1 mescere

mescere

    Yeni Üye

  • ΦÜyeler
  • Pip
  • 4 İletiler:

Gönderi Tarihi: 20 Ağustos 2004 - 15:38

Ben oyumu Akdeniz kıyılarında şirin bir kasabada kullandım. Oralıyım çünkü.
Sağlık ocağından bir tanıdıkla konuştum. Bana dedi ki, buranın nüfusunu tam olarak biliyoruz biz dedi. Çünkü her evi dolaşıyoruz! Nüfus tam 3378 miş o gün. Ama seçmen sayımız 3801. Bu işte bir terslik var gibi geldi bana!
Deniz kenarında bir yerleşim yeri olduğu için arsa fiyatlarının tavana vurduğu bir tatil beldesi burası. Rant dize kadar değil, boyu geçiyor! O nedenle böylesine küçük bir beldede belediye başkanı olabilmek için harcanan para, orta boy bir ilçede bile harcanmıyor!
Buradaki belediye başkan adayları şunu bilirler ki,
SEÇİM MUHTARLA KAZANILIR! SANDIKLA DEĞİL!
Ne demek bu?
Diyelim ki seçim bitti şimdi. Hemen başlamamız lazım bir sonraki seçimi almak için çalışmaya. Ne acelesi var demeyin. Burası küçük bir kasaba nihayetinde. Belediye başkanlığının rantlarını burada yaşayanların insafına terk edecek değiliz herhalde!
O zaman yavaş yavaş seçmen nakli yapmaya başlamak lazım buraya. Seçmene ikametgahı verecek olan kişi de muhtar olduğuna göre, önce muhtar seçmeliyiz bizim kafadan birini. Doldururuz seçmeni her tarafa, seçim zamanı da gelir oyunu kullanır gider...
Bu mantık, yaklaşık 10 yıldan beri bizim beldemizde işletilmekte olduğu için, yerli 1800 seçmene karşılık dışardan gelen 2000 civarı seçmen var.
Bir de işin aynı taşla vurulan ikinci bir kuşu var: Mesela bizim mahallede muhtar seçilirken! 500 seçmen var bizim mahallede ikamet eden. Ancak dışardan gelip de kayıt yaptıran 600 seçmen var. Bu seçmenler muhtar adaylarını tanımaz doğal olarak. O nedenle onları kaydeden muhtar da der ki, bak muhtarlık seçimlerinde benim adımı yazıp da atın zarfa! Tamam diyecek adam doğal olarak! Fark etmez ki onun açısından muhtarın kim olduğu!
Mesela ben İstanbul’da öğrenciyken seçimde muhtarlık için zarfı boş attım. Tanımıyordum ki hiçbir adayı. Haksızlık olmasın dedim.
Dolayısıyla başka bir adayın da muhtarlığı almak gibi bir şansı olmaz çünkü yabancı seçmen seçiyor çünkü muhtarı.
Bizim orada yarış hep iki aday arasında geçer ve doğal olarak da her iki aday da dışardan seçmen getirme yarışına girer. Bir önceki seçimde muhtarlar ortaktı ve yaklaşık 400’erden 800 seçmen kaydı yapılmıştı dışardan.
Ama bu sene bir taraf daha aktif davrandı ve maddi gücünü de tam kapasite ekledi işin içine ve dışardan getirilen seçmen yarışında açık ara öne geçti ve daha önceki seçimlerde hep kıl payı alınan belediye başkanlığını bu sefer diğer taraf çok rahat bir şekilde aldı. Muhtar sağ olsun!
Diyelim ki geldiniz bizim beldeye! Size bir soru: Dışardan kaydedilen seçmenlerin ağırlıkta olduğu sandıkları nasıl anlarsınız?
Oy kullanan insanların o bölgeden olmadıkları hemen belli oluyor belli olmasına da işin başka bir sırrı var: O sandıklarda oy kullanmak daha rahattır. Oyunuzu gelir ve kullanır gidersiniz. Adam zaten sadece oy atmaya gelmiştir. İşini bitirince oyalanmaz. Ama bizim yerliler, sanki verdikleri oy sonucu değiştirecekmiş gibi akşama kadar orada seğirtip dururlar. Dolayısıyla da kalabalık yaparlar kapının ve sandığın önünde.
Bu dışardan getirilen seçmenler kendi aralarında organize olup da neden %50’den fazla bir oyla aralarından birini belediye başkanı seçmezler anlamam
Durum bu!
Her şey kurala uygun!

#2 mescere

mescere

    Yeni Üye

  • ΦÜyeler
  • Pip
  • 4 İletiler:

Gönderi Tarihi: 20 Ağustos 2004 - 15:40

Bu tür seçmen kaydırma işleri her yerde var aslında.
Kimisi akrabasının kazanması için kalkar gider memleketine oy kullanmaya...
Kimisi arkadaşının kazanması için gider yaşadığı yerden başka bir yere oy kullanmaya...
Bu davranışlar "masum" kategorisinde değerlendirilebilir.
...
Kimisi benim partim kazansın diye gider... (ama burada yaşadığı yerde oy kullansa da kendi partisine oy vermiş olur yine de)
Bu davranış pek masum sayılmaz.
...
Ama siz yaşadığınız yeri terkedip de ta elin memleketine hiç tanımadığınız bir adama oy vermeye gideseniz, o zaman oturup düşünmek lazım kafamızı iki dizimizin arasına koyup da!
..................
Bu beldede seçimi kazanan parti 500 küsür fark attı bu kez. Nedenini sordum. Dediler ki:
Seçimi kazanan partinin maddi olanakları çok kuvvetli. O nedenle diğer partinin getirdiği seçmenleri kafa kola almış ve onlara daha yüksek ücret önermiş. Yani bir nevi açık artırma!
Ne fark ederki zaten o adam için! Zeten elin memleketi. Ha Ahmet kazanmış ha Mehmet! Nerenin getirisi fazlaysa, oylar oraya!

#3 xmhlx

xmhlx

    Yeni Üye

  • ΦÜyeler
  • Pip
  • 27 İletiler:

Gönderi Tarihi: 28 Ağustos 2004 - 20:09

selamlar,
güzel bir konuya değinmişsiniz.
insanların akrabası veya arkadaşı için yaşadığı yerde değilde yakınının bölgesinde oy kullanması bana doğal geliyo.ama sadece para için başka seçim bölgelerinde oy kullanmaları çok yanlış.burda adayların parayı konuşturmalarının yanlış olmasından ziyade,parayı yiyenler daha büyük yanlış içindeler diye düşünüyorum.bu bizim insanlarımızın paray olan büyük zaaflarını gösterir.bence bizim seçmenlerin kafa yapısının değişmesi gerekiyo.bilmem siz ne düşünürsünüz.
sevgiler

#4 kartal236

kartal236

    Yeni Üye

  • ΦÜyeler
  • Pip
  • 40 İletiler:

Gönderi Tarihi: 13 Mart 2005 - 15:33

bizde öyle düşünüyoruz

#5 mescere

mescere

    Yeni Üye

  • ΦÜyeler
  • Pip
  • 4 İletiler:

Gönderi Tarihi: 22 Ağustos 2005 - 17:16

Bir kaç yazı eklemiştim ama beğenilmedi sanırım.
Gerçek adımla kaydolmuştum.
Herkes her şeyi beğenmek zorunda değil netekim.
Selamlar



Cevap ekle