İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Resim

Şiirler


Bu başlığa 39 cevap verilmiş

#1 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 16 Aralık 2006 - 01:02


Bura adıyaman'dır


Pırıl , pırıl bir nehir
Her taraf sahra, mesir
Sultanlara ilk mehir
Eski bir antik şehir.
Bağlar baran barandır
Bura Adıyaman’dır.

Her yan petrol kulesi
Yörenin birincisi
Eski Kahta kalesi
İlk çağların incisi
Dağlar duman dumandır
Bura Adıyaman’dır.

Foklorün de davullar
Evlerinde avlular
Çiçeklerde arılar
Kirazı var, narı var
Yiğit harman harmandır
Bura Adıyaman’dır

Besni’de fıstık üzüm
Sucuklar düzüm düzüm
Gölbaşı gurbet yüzüm
Sevenlere ilk sözüm
Sevda derde dermandır
Bura Adıyaman’dır.

Toprağına taşına
Güneşin doğuşuna
Göksu’nun akışına
Göllerinin başına
Gönlüm aman amandır
Bura Adıyaman’dır.

Arsemia Sümeysat
Gem vurulan o Fırat
Şirine yanan Ferhat
İlk çağlardan zuhurat
Tarih zaman zamandır
Bura Adıyaman’dır.

Çelikhan’ın balına
Yarimin halhalına
Omzundaki şalına
Basmasının alına
Sevdam dolam dolamdır
Bura Adıyaman’dır

Kummuhkent, Turuş-Urşu
Eski kent Asur Hoşşu
Eti, Sümere komşu
Güvercin haber kuşu
Sözüm ferman fermandır
Bura Adıyaman’dır

Gerger Sincik cevizi
Tut’un incir, pekmezi
Havva ana çerezi
Türk, Kürt, Afşar, Çerkezi
Gören sana hayrandır
Bura Adıyaman’dır.

Kaç kraldan kalan yer
Her taşın yakut değer
Burcuna sancaklar ger
Sahipsiz günler geçer
Vadi leman lemandır
Bura Adıyaman’dır

Halit Özdüzen

#2 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 16 Aralık 2006 - 01:31

FIRAT TÜRKÜSÜ

Kesin şu Fırat’ı bu yıl akmasın
Etrafına taşıt yakıp yıkmasın
Talihsiz babamı alıp gitmesin
Biricik yavruları yetim etmesin
Oy aman Fırat, zalimsin Fırat

Hainsin Fırat,dertliyim Fırat
Talihsiz babamı suda yitirdim
Zalim Fırat, Bize ölüm getirdin
Taşındı Toprağımı Alıp götürdün
Biricik Yavrularımı Yetim Ettin

(Nakarat)

Yanar ataş oldun dert yüreğimde
Söyleyin siz bari dağlar, ne deyim
Gönlüm gamda kaldı, gözlerim yolda
Kederim kederime nasıl boyun eğeyim

(ANONİM)

#3 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 16 Aralık 2006 - 15:29

Ben doğuyum

Ben Doğuyum,
Güneşin doğduğu yer,
Ne güneşler doğurdum;
Gökteki güneşten başka.
Gökteki Güneş,
Yıldız sayılır, onların parlaklığında.

Ademin çocuklarına beşikler verdim,
Nuh’a gemi, ormanlarımdan.
Musa’ya Asa,
İsa’ya Kâse
Muhammed’e minber verdiğim gibi.
Havva’nın ninnisi söylenir, ovalarımda.
Dağlarımda Davud’un avazı,
Tur’da Musa’nın sayhası,
Bilâl’in çınlayan ezanı gibi,

Ben Doğuyum, hem Orta Doğu,
Ne medeniyetler, doğurdum, gerçek medinelerde
Ne şehirler kurdum.
Babil’den,Ninova’dan Kudüs’ten sonra.
Ne Krallar yükseltip alçaltım,
Karun,Nemrut, Firavundan başka.

Yollarımda Peygamberlerin ayak izleri var,
Şu İbrahim’in Mezopotamya’da,
Oradaki, Nasara’lı İsa’nın
Ya Muhammed’in izleri,
Mekke’den Medine’ye kadar.

Ben doğuyum,
Güneşin doğduğu yer,
Ne güneşler doğurdum,
Gökteki güneşten başka,
Konfüçyüs, Zerdüşt, Buda,
Fikir adamıydılar, dava adamıydılar.
Sonra Aristo, Platon
Greec’i, Roma’yı kurdular.
Farabi,,İbni Rüşt, İbni Sina
Doğudan aldıkları ışıkla,
Batıyı aydınlatıp,
Dante’yi ve Nietzsche’yi çıkardılar.

Sonra soyguncular, talancılar geldi
Bendeki işbirlikçilerle,
Barbarlar, mülkümü yağmaladılar.
Romalılar ve başka barbarlar,
Ser verdim sır vermedim.
Ürettiğim bütün zenginlikleri çaldılar;
Altın mücevher, petrol ne varsa,
Her şeyimi aldılar, ruhumdan başka.
Götürüp apartman, gökdelen kurdular,
Ama ruhsuz, ama taş,beton, demir yığınları,
İnsanları hapsetmek için “çağdaş” zındanlar.
Adına şehir dediler, şehir görmemişler.
Şehir, Semerkant’tı Buharaydı, Bağdat’tı.
Çevresi bağlar, bahçeler
Adam gibi adamların yaşadığı yer.

Ben doğuyum,
Güneşin doğduğu yer,
Ne güneşler doğurdum
Gökteki güneşten başka,
Öyle parlak öyle parlaktılar,
Güneş yıldız kalırdı onların ışıklarında.
Nur yüzlü Havariler.
Daha binlerce veli, aziz ve azizeler
Hallac,Yesevi, Arabi, Mevlana, Yunus’lar

O hikayesini dinlediğiniz,
Küllerinden yeniden doğan.
Zümrüdü Anka kuşu benim;
Kaf dağımda yaşar.
Ben ölümsüzlük iksiri içtim,
Bende Cebrail nefesi var.
İnanmazsanız Semur’a sorun,
Bilir, o nefes neye yarar.

Yeni güneşlere gebeyim,
Doğurup, çalamadıkları ruhumu vereceğim.
Ali’ler,Selahaddin’ler,Alpaslan’lar,
Meryem’ler, Rabia’lar.
Eski günlerdeki gibi,
Bir doğurdum, bir doğurdum mu!
O zaman bendeki keyfi görün,
Nasılda kınalar yakacağım ellerime,
Tüm gelinlerimin kınasından parlak,
Yılanlar,çıyanlar kaçacak delik arayacak.

Halit Özdüzen

#4 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 17 Aralık 2006 - 16:08

Anadoluyum Ben

Besikler vermişim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Anan dünkü çocuk sayılır,
Anadolu’yum ben,
Tanıyor musun?
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karsi çiplak ...
Üsür fidelerim,
Harmanım kesat.
*
Kardesligin, çalısmanın,
Beraberligin,
Atom güllerinin katmer açtıgı,
Sairlerin, bilginlerin
dünyalarında,
Kalmısım bir basıma,
Bir basıma ve uzak.
Biliyor musun?
*
Binlerce yıl sagılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamıslar
Nazlı seher sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar,
haydutlar,
Haraç salmıslar üstüme.
*
Ne Iskender takmısım,
Ne şah, ne sultan,
Göçüp gitmisler gölgesiz!
Selam etmisim dostuma
Ve dayatmısım
Görüyor musun?
*
Nasıl severim bir bilsen.
Körogluyu, Karayılanı,
Meçhul Askeri ...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettin’i.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda...
*
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
*
Bir bilsen, Urfa’da kursun atanı,
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasil gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun?
*
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dısarıda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hainin...
*
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, dis ile,
Umut ile, sevda ile, düs ile.
Dayan, rüsva etme beni.
Gör nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu genç ellerinde.
*
Kızlarım,
Ogullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin goncası,
Yüzlerinden,
Gözlerinden öperim.
Bir umudum sende,
Anlıyor musun...
*

-Ahmet Arif-

#5 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 20 Aralık 2006 - 22:56

ANADOLU SEVGİSİ

Sen bizim dağları bilmezsin gülüm,
Hele boz dumanlar çekilsin de gör
Her haftası bayram, her günü düğün;
Hele yaylalara çıkılsın da gör ..

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;
Kağnılar yollarda yoncalar dizde...
Saydıklarım damla değil denizde,
Hele bir ekinler ekilsin de gör ..

Görmedin sen bizim mavi sulari,
Karlar eriyince kırar yuları...
Köpük olur beyaz, sel olur sarı;
Hele taştan taşa dökülsün de gör ..

Sen bizim köyler görmedin ki hiç..
Yolları toz, çamur, evleri ker****
O kirli kabukta, o en temiz iç;
Hele bir yakından bakılsın da gör ..

Anlamaz bilmezsin sen bizim halkı;
Sevgiyi bulasın yakına gel ki..
Kalıplar gerçeği göstermez belki,
Gönül perdeleri sökülsün de gör ...

~ Abdurrahim KARAKOÇ ~

#6 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 21 Aralık 2006 - 13:29

ANADOLU

Dağlarında petek petek balın var
Binbir derde deva gonca gülün var
Kanlı ırmakların, çamlı belin var
Dünya cennetimsin ey Anadolu !

Ay parçası, selvi boylu kızın var
Ceylanın var, alageyik, kuzun var
Davulun var, kavalın var, sazın var
Dünya cennetimsin ey Anadolu !

Ömür yetmez, bağlarında gezmeye
Kalem yetmez, sırlarını yazmaya
Zaman yetmez, tarihini kazmaya
Dünya cennetimsin ey Anadolu !

Kem bakanın dersi hemen verilir,
Yan bakanın boynu yandan vurulur,
Bu vatan bizimdir, bizden sorulur
Dünya cennetimsin ey Anadolu !

Güverteden seni gözleyen şaddır.
Gurbetlerden seni özleyen şaddır.
Şehit sevdasını gizleyen şaddır.
Dünya cennetimsin ey Anadolu !

Vatanlar içinde seçtiğim vatan,
Dört yöne ufuklar açtığım vatan,
Uğrunda canımdan geçtiğim vatan,
Dünya cennetimsin ey Anadolu !

Kırkpınar'da peşrev yapar kırkımız,
Türkü söyler, varsağımız, türkümüz
Allah�tandır, bir tek bizim korkumuz
Dünya cennetimsin ey Anadolu !

Benim gibi senin de bir sızın var
Nabzını dinledim, ince hüzün var
Yine sıcak kalbin, gülen yüzün var
Dünya cennetimsin ey Anadolu !

Orhan Seyfi ŞİRİN

#7 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 22 Aralık 2006 - 19:46

ANADOLU HASRETİ

Titrek sahillere güneş doğunca,
Gözlerim, görünmez dağları selamlar...
Buruşur elimde bir sarı gonca,
Ruhuma bir çamın şebnemi damlar ..

İçinden bir gümüş çağlayan geçer.
Bağları gül kokan bir cihan geçer,
Şafaklar içinde karşımdan geçer
Tarlalar, çardaklar, çatlamış damlar..


Gurbet işledikçe şu uzun yıla,
Gözümün yaşında ürperir sıla,
Gönlüm dolaşırken yana yakıla,
Ovada sabahlar, dağda akşamlar...

Ömer Bedrettin UŞAKLI

#8 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 26 Aralık 2006 - 17:20

ANADOLU TOPRAĞI

Senelerce sana hasret taşıyan,
Bir gönülle kollarına atılsam,
Ben de bir gün kucağında yaşayan,
Bahtiyarlar arasına katılsam.

Kadir Mevlam, eğer senden uzakta
Bana takdir eylemişse ölümü,
Rahat etmem bu yabancı toprakta,
Cennette de avutamam gönlümü.

En bakımsız, en kuytu bir bucağın,
Bence 'İrem Bağı' gibi güzeldir,
Bir yıkılmış evin, harap ocağın,
Şu heybetli saraylar bedeldir.

Yalnız senin tatlı esen havanda,
Kendi milli gururumu sezerim,
Yalnız senin dağında ya ovanda,
Başım gökte, alnı açık gezerim.

Bir gün olup kucağına ulaşsam,
Gözlerimden döksem sevinç yaşını,
Sancağının gölgesinde dolaşsam,
Öpsem, öpsem toprağını, taşını...

Orhan Seyfi ORHON

#9 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 28 Aralık 2006 - 14:51

TÜRKİYE

Türkiye, Türkiye dağlarını duman almış,
üzümler memleketi, tütünler memleketi,
Türkiye, Türkiye çok gülmüş, çok ağlamış,
sabırlı, bağrı yanık insanlar memleketi.
Bulut gibi köpürmüş topraktan bereketi,
pehlivan dağlarında şafaklar büyümüş
ve o nehirler delirip gür gür gelirler
bir şarkı gibi dağdan denize yürümüş.


Sen Türkiye'sin, sağdıcım, kirvem Türkiye.
İnsanların, insanların, ah senin insanların,
morca gözlerinden öpsem, namuslu gözlerinden,
Asiye'm işveli, Hatice fistanı dal işlemeli,
sen kırk köyün içinde şanlı Zeyneb'im.
Şabanı vurdular yirmi yaşında, köprü başında
gel yılmaz Mahmud'um, gel Bilaloğlan.
Arabamın atları, deh deh deh aman da,
ha burası Karadeniz, gemiler yatar limanda,
deryalar aslanı şems-i bahrî Kamil Reis,
bu insanlar senden gelir, sana gider,
tarlaya savrulmuş buğday gibi Türkiye.


Sen Türkiye'sin, ekmeğim, tuzum Türkiye.
Omzumda mavzer, koynumda çevresin
ve kıl heybemde taze lor peyniri.
Gök rengi süt, karanfil rengi şarap,
batan güneş gibi bakır taşkömürü
ve rüzgara vermiş saçlarını nefti ormanlar
ve köylere karşı sarışın harmanlar.
Ferik elması, kavun, karpuz, dut ve kayısı,
fındık da sende, ceviz de sende, badem de sende,
alnımın teri, gözlerimin nuru Türkiye.


Sen Türkiye'sin, evim barkım, köyüm obam Türkiye.
O senin çifte çarşılı harp görmüş şehirlerin,
sahilde Mersin, yayla türküsü Konya.
Adana'nın yolları taştan, yola çıkıp Maraş'tan
ezanla birlikte vardık bir akşam Urfa'ya.
Bursa'nın, ya Bursa'nın ufak tefek taşları,
uçan yıldızı dondurur Ardahan'ın kışları.
Erzincan'da bir kuş var kanadı gümüş pul pul
ve göğe kılıç gibi çekmiş minarelerini
şehirler padişahı canım İstanbul.


Türkiye, Türkiye, ay'lı yıldız'lı Türkiye,
sen Mehmed'sin omuzların Anadolu yaylası,
Aladağlar, Toros'lar dev gibi gövden,
Sen şehid oğlu, şehid babası,
sana selam olsun dünya'dan, hürriyet'ten...


~ Attila İLHAN ~
-------------------------------

şiirparkı.com'dan alınmıştır, teşekkürler şiirparkı...

#10 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 29 Aralık 2006 - 20:11

Bayramlar Bayram Ola - 1

Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine

Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı
Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..

Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi, dili tutuldu
Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu

Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı
Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..

Düşündü kış yakın, evde odun yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok

Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını
Adam “evet” dedi, sıktı dişini..

Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara

Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı
Adam “öyle” dedi, bağrında sızı..

Döndürse yönünü herhangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Yıllar, aylar, günler erirken yasta

Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı
Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı..

Suları Islatamadım(sh.56)

Abdurrahim Karakoç

#11 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 29 Aralık 2006 - 20:13

Bayramlar Bayram Ola - 2

Ana, bu bayram mı? . Aman çok ayıp
Çocukken gördüğüm bayramlar hani?
Mübarek elleri öpüp, koklayıp
Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?

Hani ya o özlem, hani ya o tad?
Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat
Haftalar öncesi her gün, her saat
Babamdan sorduğum bayramlar hani?

Nur yağan geceler, gündüzler nerde?
Neşe paylaştığım öksüzler nerde?
Dost yollar, dost evler, dost yüzler nerde?
Huzura erdiğim bayramlar hani?

Kar çiçeğim solmuş kar yatağında
Can verir ırmağın dar yatağında
Arife gecesi yer yatağında
Üstüme serdiğim bayramlar hani?

Bayram demek takvimdeki yazı mı?
Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?
Açıp yüreğimi, yumup gözümü
Özüne girdiğim bayramlar hani?

Bayram af günüdür, barış günüdür
Bayramlar rahmete giriş günüdür
Bayram, Hak menzile varış günüdür
Gönlümü verdiğim bayramlar hani?

Suları Islatamadım(sh.68)

Abdurrahim Karakoç

#12 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 04 Ocak 2007 - 17:05

ANADOLU UYGARLIKLARI

Bir tepe mi önümdeki topraklar?
O ağaçlar altında yemyeşil, cıvıl cıvıl.
Şu karşıki yamaçta danseden kırlangıçlar
Sanki ezgilerinde gizemli bir efsun var.

Hatti, Likya, Frigya; Lidya, İonya, Karia
Birlikte sesleniyor Selçuk, Kimmer, Romayla.
Geçmişten geleceğe aktarırken her şeyi,
Urartuyla Osmanlı neler söylüyor sana�

Toprağımın altında yatan tüm uygarlıklar
Tarihten bir sayfadır; değişmez, dost şarkılar
Ötesinden gelse de geçmiş yüzyıllarımın
Gökyüzümde dolaşır; tarihi yazan ruhlar !

Ben Anadoluyum, ana dolu, dopdolu
Ben Kültepeyim, ben Alişar, Alaca,
Bir yanım Efes, Milet; bir yanımsa Troya
Ben Anadolu'yum, Anadolu her çağda.

Çağları ben açtım, çağlar sustu benimle
Ne uluslar kükredi çökerken, ellerimde
Uygarlık denen her şey doğarken beşiğimde
Ben Anadoluydum, ben, Anadolu, her dilde...

Günay TULUN

#13 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 05 Ocak 2007 - 23:16

MEZOPOTAMYA

Ben Mezopotamya !...
Asya`nın nazlı kızı .
Bereketin, bolluğun ve sevdaların diyarı ...
Sevgi ve kin ,
Öfke ve hırs ,
Savaş ve barış bende anlamlandı .
Bende vücut buldu ruh ,
Tarih benimle başladı ..

Özgürlük göbek adımdır ,
Dağlarımda ve ovalarımda ,
Zümrüt yeşilinde
Ve güneşin sihirli renklerinde ,
Rüzgarın o karşı konulmaz ,
Muhteşem ritminde bir kısrak olur ,
Fırat` la yarışır ,
Dicle`de dinginleşirim ..
Nemrut`ta kara kartalın kanatlarında
Tanrılara meydan okurum ...
Eridu`da Gılgameş olur,Enkidu`yu ehlileştiririm ,
Hammurabi olur 282 ile düzen getiririm ...
Tanrıça İştar benimle aşık atamaz ,
Çünkü özgürlük ve sevdanın pınarı benim ..
Çünkü ben Mezopotamya`yım
Asya` nın nazlı ve biricik kızı .

Güneş ;
Önce
Ve en güzel bende doğar .
Yayılır çekinmeden ,
Çırılçıplak dolanır gün boyu
Ovalarımda , dağlarımda ...
Kah bir kelebeğin kanadında ,
Kah yeni doğan bir kuzunun yanıbaşında ,
Bazen tohuma duran bir çiçeğin tomurcuğunda
Bazen de İzlo`nun doruklarında akşamı getirir ...
Vedalaşırken batımda ,
Mor gecede ayın en güzel yüzüne emanet eder beni ,
Ertesi günde buluşmanın sevgi ve coşkusuyla ...
Çünkü ben Mezopotamya` yım
Güneşin ve ayın maşuku ..

İnsanlarım mert ve sevecen ,
Çünkü benim suyumu içtiler ,
Ekmeklerinde , sevgiyle büyüttüğüm başaklarım
Ayranlarında , sütümle beslediğim ,
Mis kokulu otlarımın tadı var ...
Çünkü onlar benim çocuklarım ,
Ruhları bende bedenlendi ...
Özgür , mağrur ve sevgi dolu ..

En iyi bağbozumları bende olur ,
En iyi şarabı , en tatlı şırayı ben veririm
Belki de bundandır ,
Benim topraklarımda aşk ,
Sevmek ve sevilmek ,
Şarap tadında olur ...
Bundan değilmi ki ;
Babil Kralı Nabukodonosor ,
Sevdası için Mardin` den Şamran` larla
Şıra akıttı yüzlerce mil aşağılara ,
Bundan değilmi ki ,
İskender Zınnar`a ;
Prenses Fahriyye ve Ravza cennet bahçelere ,
Şad Buhari Mardin`e yerleşir ..
Timur, Kustus, Antonius ve daha nicesi ,
Bu sevdanın peşinde topraklarıma kan bulaştırdılar ...
İhanet ektiler topraklarıma ;
Kelepçe vurdular çocuklarımın gözyaşlarına ...
Dağlarımda ağaç bırakmadılar , çıplak kaldım ,
Utanırım .. ele güne karşı ,
Utanırım .. aya, güneşe karşı
Çünkü ben Mezopotamya` yım ,
Asya` nın nazlı ve özgür kızı ..

İbrahim bende doğdu ,
Sin Mabedinde aya ve yıldızlara yakarırken doğruyu buldu ...
Zarathustra, Mani ve Yezidiliğe ben ilham oldum ,
İlk Hıristiyanlara ben kucak açtım
Lorna ve Anastisiupolis ile , İslam` ın yolunu ben açtım
Dermetinan` da Hacı Kemal ,
Kosar` da Hoca İhsan ,Selman-i Pak ve niceleri İslam dediler ;
Moşe Bar Kifo , Hanna Dolabani ;
Hammara` da , Deyrulzafaran` da , Mor Mihail` de Mesih demediler mi ?
Ekmeğim , suyum ve güneşim hepsine yetmedi mi ?
Yetmedi mi ? Zeytinim incirim ve narım ..

Utanırım anamdan , kardeşlerimden , çocuklarımdan
Utanırım güneşten , aydan ve rüzgardan ...
Utanırım aç yatan bebelerden , dedelerden ,
Utanırım el kapısında iş dilenen civanlardan ,
İçtiği suya pislik bulaşmış analardan , babalardan utanırım ..
Çünkü ben Mezopotamya` yım
Asya` nın nazlı ve mağrur kızı ...

Necat İLTAŞ

#14 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 10 Ocak 2007 - 16:54

MUHASEBE

Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!
Sadece beyni zonklayanlardan biri!
Bakmayın tozduğuma meşhur Babailide!
Bulmuşum rahatımı ben bir tesellide.
Fikrin ne Fahirsi oldum, ne zamparası!
Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?
Evet, kafam çatlıyor, güya ulvi hastalık;
Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık.
Büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem;
Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.
Üstün çile, dev gibi geldi çattı birden! Tos! !
Sen cüce sanatkarlık, sana büsbütün paydos!
Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;
Ve cemiyet, cemiyet, yok edilen guruhiyle...
Çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç!
Genç adam, al silahı; iman tılsımlı kılınç!
İste butun meselem, her meselenin başı,
Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı!
Tırnağı en yırtıcı hayvanın pençesinden,
Daha keskin eliyle, başını ensesinden,
Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;
Yerleştirse başını, iki diz kapağına;
Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi?
Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!
Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,
İçimde homurtular, inanma diye gülen...
İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe!
Sebep ne, mezardansa bu hayati tercihe?
Üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem,
Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve asıkları,
Alt kat: Kız kardeşimin (Tamtam) da çığlıkları;
Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;
Buydun ve maktandan seyredin, iste evim!
Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!
Koku iffet, daları taklit, meyvesi fuhuş...
Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
Mukaddes emanetin dönmez davacısıyım!
Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;
Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.
Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?
Bazı geriden gelen, yüz bin devir ilerde!
Yeter senden çektiğim, ey tersi donmuş ahmak!
Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;
Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.
Mavalları bastırdı devrim isimli masal.
Yeni çirkine mahkum, eskisi güzellerin;
Allah kuluna hakim, kulları heykellerin!
Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;
Lafını çok dinledik, simdi iş inkılapta!
Bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni!
Sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez Yeni!
Karayel, bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak!
Gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?

Necip Fazıl Kısakürek

#15 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 13 Ocak 2007 - 23:17

AH ANADOLU'M

Nuri Can
Yükledin yükümü gurbet ellere
Dur diyen olmadı ah Anadolu'm
Kor düştü yanıyor bak yüreklere
Su veren kalmadı vah Anadolu'm

Çağlari
Kafeste bülbül gibi zar ağlarım
Yaş silen olmadı ah Anadolu'm..
Zay olup gitti de gençlik çağlarım
Hal bilen olmadı vah Anadolu'm

Nuri Can
Dalımda bir heybe gözyaşı dolu
Uzadıkça uzar gurbetin yolu
İstersen ardımda çalma davulu
Gidenler dönmüyor ah Anadolu'm

Çağlari
Pir Sultan'lar misali sürgündeyim
Gel diyen olmadı ah Anadolu'm..
Yol vermezki dağlar yare gideyim
El veren olmadı vah Anadolu'm

Nuri Can
Dağların başına duman sis çökmüş
Her geçen bu yolda gözyaşı dökmüş
Bakarım yavrular boynunu bükmüş
Gitmek zor geliyor ah Anadolu'm

Çağlari
Gurbetin kahrı zorumuş zor meğer
Yiğit namerde baş eğermi eğer
Beden burda,gönül sılada gezer
Yol bulan olmadı ah Anadolu'm

Nuri Can
Çekeriz çileyi çekeriz kahrı
Adımız garibe çıkmıştır gayrı
Anadan babadan bacıdan ayrı
İçimiz kanıyor ah Anadolu'm

Çağlari
Bilmem kader firgat,bilmem tecelli
Yıllardır bitmedi gurbet mecali
Gözümde tütüyor yarin hayali
Kar Veren olmadı vah Anadolu'm

Nuri Can
Kimi zevk peşinde sefaya dalmış
Kimisi yokluktan derten bunalmış
kimi sakat kimi arada kalmış
Yoksulluk ar geliyor vah Anadolu'm

Çağlari
Nasıl kıydılar bize kim yolladı
Bizde insanız bu ülke evladı
Yurt oldu bize ellerin hoyradı
Ömrümüz bitiyor ah Anadolu'm

Nuri Can
Hainler maskeyi yüzüne çekmiş
Doğrunun gözleri ırmakmış selmiş
Yiğitler namerde boynunu eğmiş
Gücümüz yetmiyor ah Anadolu'm

Çağlari
Ölümden korkum yok ya ayrılık bor
Gün be gün eriyorum kar gibi yar
İçim yanıyor volkanlar gibi kor
Alevsiz dumansız vah Anadolu'm ...

~ Nuri CAN - Aşık ÇAĞLARİ ~

( siirparki.com )



Cevap ekle