İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Resim

İş Hayatında Başarıya Doğru


Bu başlığa 3 cevap verilmiş

Anket: Bu konu içinde kendi motivasyonunuzu ölçebilmeniz için küçük bir test verilmiştir. (3 üye oy kullanmış)

Bu kavramlar hedeflerinizi, ilişkilerinizi, kararlarınızı etkiliyor mu?

  1. Evet (2 oy [100.00%])

    Oy Yüzdesi: 100.00%

  2. Hayır (0 oy [0.00%])

    Oy Yüzdesi: 0.00%

  3. Bazen (0 oy [0.00%])

    Oy Yüzdesi: 0.00%

  4. Hiç (0 oy [0.00%])

    Oy Yüzdesi: 0.00%

Oyla Misafirler oy kullanamaz

#1 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 12 Aralık 2006 - 22:45

Motivasyonun İş Hayatına Etkileri

Bir çok insan ailesi ile geçirdiği yada eğlenceye ayırdığı zamandan daha fazla iş yerinde çalışarak geçirir. “;;;;İş”;;;; sadece para kazanılan bir görev demek değildir. Öğrenciler derslerine çalışırken ve ev hanımları ev işleri ile uğraşırken çoğu kez para kazanan kişilerden çok daha fazla çalışırlar. Sanatçılar, şairler ve artistler çok az para kazansalar bile çalışmaya devam ederler. Bütün bu insanları yaptıkları işe devam etmelerine yol açan nedir peki? Elbetteki çok açık: Başlarını sokacak bir yer ve yiyecek bulabilmek. Fakat hayatta kalma ihtiyacı bazı insanların neden işlerini mükemmel yapmak için uğraştıklarını ve diğerlerinin neden sadece işi gerektiği kadar yaptıklarını açıklamıyor.

Araştırmalara göre çalışmanızda etkili olan bir kaç tane etken var:
  • Başarı konusunda beklentileriniz
  • Kendinize belirlediğiniz hedefler
  • Başarma ihtiyacınız
  • Etrafınızda ki imkanlar
  • Yaptığınız işin yapısı
Beklentiler ve Değerler

Ne kadar çok çalıştığınız belli bir oranda ne başarmayı beklediğinize bağlıdır. Eğer başarılı olacağınıza inanıyorsanız, hedefinize ulaşmak için çok daha fazla çalışırsınız. Eğer inanmıyorsanız nisbeten daha az enerji harcarsınız.

Bilinen bir bilimsel deneyde beklentilerin başarıyı nasıl etkilediği ortaya konulmuş. Feather 1966 yılında genç kadınlardan oluşan deney grubuna çözmeleri için 15 er tane harflerin yerini değiştirerek kelime bulma oyunu verilir. Deneklerden her bulmacayı çözmeden önce başarı ihtimallerinin ne kadar olduğunu belirtmeleri istenir. Deneklerin yarısı kolay kelimeler ile başlarken diğer yarısı çözülmesi zor yada imkansız olanlar ile başlarlar. Tahmin edileceği gibi kolay kelimeler ile başlayanlar daha sonra zor kelimelere geldiklerinde başarı ihtimallerini yüksek görürken, zor yada imkansız kelimeler ile başlayanlar 15 bulmaca içinde hiç bir kelimenin çözülemeyeceğine karar verir. Bu deneyden de görüleceği gibi bütün kadınlara aynı kelimeler verilmiş olmasına rağmen beklentileri bulmacaları çözüp çözemeyeceklerinde büyük bir etken oluşturdu. Beklentileri ne kadar yüksek ise o kadar çok kelime çözmeyi başardılar.

Araştırmalar beklentilerin kendi kendini doğrulayan bir yapıları olduğunu gösteriyor. Buna göre kişi önceden ne kadar başarılı olacağını düşünüyor ve sonra bu beklentiyi doğrulamak için o şekilde davranıyor. Eğer derslerde çok iyi olacağını düşünüyorsa öğrenci çok çalışıyor, ve sonra gerçekten başarılı oluyor. Eğer başarısız olacağını düşünüyor ise fazla çalışmaya gerek duymuyor ve doğal olarak başarısız oluyor. Her halükarda kişi beklentilerini gerçekleştirecek şekilde hareket ediyor.

Diğer taraftan ne kadar çok çalıştığınız, söz konusu işi yada başarıyı ne kadar istediğinize de bağlıdır, yani kişisel değerlerinize. Bir işe, insana yada olaya verdiğiniz değer sizi motive eden en önemli inancınızdır, öyle ki kişinin gerçek hedeflerini ve ideallerini gösterir, örneğin güzellik, eşitlik, arkadaşlık, ünlü olmak, bilge olmak ve benzeri konularda ki inançları gibi.

Hedefler ve Arzular

İş motivasyonu konusunda bilinen en önemli bulgu, bireylerin hedeflerinin olmasının büyük bir etken olduğudur. Fakat herhangi bir hedef değil. Araştırmalar gösteriyor ki hedeflerin performansı arttırması için 3 önemli şartın gerçekleşmesi gerekiyor:
  • Spesifik bir hedef: “;;;;Elimden gelenin en iyisini yapacağım”;;;; diyerek hedefinizi belirlemek, hemen hemen hiç hedefiniz olmaması ile eş değerdedir. Dolayısıyla hedefinizi belirlerken detaylı olarak ne yapacağınızı belirlemeniz gerek. Örneğin “;;;;Bu gün 3 müşteri ile görüşeceğim”;;;; yada “;;;;Bu gün ödevi, raporu, haftalık programı vb. bitireceğim”;;;;
  • Zaman limitasyonu: Hedefinize ulaşmak için belli bir zaman limitiniz olduğunu bilirseniz başarılı olma ihtimaliniz daha yüksektir. Örneğin “;;;;Bu işi bu sene içinde bitireceğim”;;;; demek yerine “;;;;Bu işi Mart 21'e kadar bitireceğim”;;;; demek sizin işe daha fazla önem vermenizi sağlayacaktır.
  • Zorlukları aşmak: Gerçekçi ama zor işleri başarmak kişilere daha büyük zevk verir ve doğal olarak bu tür hedefler için daha çok çalışmak gerekir. Diğer taraftan kolay ve kişiyi fazla zorlamayan hedefler insanın potansiyelini tam olarak ortaya koymasını engelleyebileceği gibi, aşırı zor yada imkansız hedefler kişinin enerjisini boşa harcamasına ve motivasyonunu kaybetmesine yol açar.
Peki neden bazı insanlar işler zora girdiği zaman vazgeçerken, diğerleri başarılı olmak için daha fazla çalışmaya başlarlar. Niye bazı insanlar çaresizlik içinde bir işi çözmeye çalışıp zamanla vazgeçerken diğerleri sorunu öğrenip tekrar aynı hatayı yapmamak için daha çok çaba sarfetmeye başlar? Bu iki alternatif ile ilgili bilmeniz gereken en önemli gerçek her iki davranışın yetenek ile bir ilgisi olmalıdığıdır. İnsanlar kendilerini zorlayan bir problem ile karşılaştıklarında yetenek ve ihtiras tek başına kişinin vazgeçip vazgeçmeyeceğini göstermez. Kişilerin zorlukları aşıp aşamayacaklarını belirleyen faktör daha çok kendilerine koydukları hedefe ve bu hedefi aşıp aşamayacaklarına olan inancına bağlıdır.

Araştırmalar gösteriyor ki eğer kişi “;;;; performans hedefi ”;;;;ile hareket ediyor ise çoğunlukla başkalarının düşüncelerine göre hareket ediyor demektir. Bu kişiler genellikle işi ne kadar iyi yaptıkları ile başarıyı ölçerler, başkalarının kendilerini ne kadar başarılı gördüğüne dikkat ederler ve dışardan gelecek eleştirilerinden kaçınmaya çalışırlar. Sonuç olarak kişi bir işi başaramadığı zaman suçun kendilerinde olduğuna karar verip çaba sarfetmeyi bırakıyorlar. Çünkü bu kişinin hedefi yeteneklerini ortaya koymaktır. Buna karşılık diğer grup “;;;;Öğrenmek ve kendini geliştirmek hedefi”;;;; ile hareket ederler ve daha çok yeteneklerini arttırmak amacı ile hareket ederler. Dolayısıyla bu kişiler başarısızlığı kendilerini geliştirebilmek için faydalı bir bilgi olarak görürler. Başarısızlık ve eleştiriler umutsuzluğa düşmelerine yol açmaz çünkü öğrenmek için zaman gerektiğini ve hata yapmanın doğal olduğunu bilirler.

Uzmanlık ve Kendine Güven

İnsanlar hedeflerini başardıkları zaman, kendilerini yetkili olarak görürler, konu üzerinde uzmanlaştıklarını hissederler ve bu duygu motivasyon için gerekli olan bir diğer önemli duygudur. Araştırmacılar uzmanlaşmanın kendine güven duygusu (başladığınız işi bitirebileceğinize ve başarabileceğinize olan inanç) sonucunda geliştiğini iddia ediyorlar. Uzmanlar kendine güven duygusunu kazanmak için 4 önemli şart olduğunu söylüyorlar:
  • Yeni yetenekleri geliştirmek ve zorlukları aşmak konusunda tecrübe sahibi olmak: Zaman zaman başarısızlık yaşamak kendine güven duygusunun gelişmesi için gerekli çünkü aksi takdirde kişi kısa yoldan kolay sonuçlara ulaşmayı beklemeyi öğrenir ve normal zorluklar karşısında bile kolaylıkla cesaretini yitirir.
  • Başarılı ve yetkili rol modellerinin olması: Kendinize model olarak belirleyeceğiniz başarılı ve söz sahibi kişilerden zorlukları aşmanın mümkün olduğunu öğrenirsiniz. Fakat eğer içinde bulunduğunuz grupta insanlar başarısız oluyor ise sizde kendi başarınızdan kuşkulanmaya başlayabilirsiniz ve onların negatif etkisi ile kendinize güveninizi yitirebilirsiniz.
  • Başkalarından pozitif eleştiri ve destek istemek: Kendine güven başkalarının sizi ödüllendirmesi ve cesaretinizi yok etmemeleri ile gelişir. Dolayısıyla sizin potansiyelinizi görebilen ve sizi destekleyen kişiler ile bir arada bulunmak önemli bir etkendir.
  • Fiziksel ve psikolojik halinizi okuyabilmek ve kendinizi tanımak: Stresli ve gergin olduğunuz zamanlara kıyasla sakin ve rahatlamış iken kendinizi daha başarılı hissedersiniz. Fakat kendine güvenen kişiler stresli zamanları da verimli bir şekilde kullanabilmeyi başarırlar. Örneğin, bu tür kişiler bir konuşma yapacakları zaman yaşadıkları endişe duygusunu negatif olarak değerlendirip kendilerini aptal yerine koyacaklarını düşünmek yerine bu duygunun daha iyi olabilmek için bir enerji kaynağı olduğunu düşünürler.
Kuzey Amerika, Avrupa ve Rusya'da yapılan bilimsel araştırmalar kendine güven duygusunun bir insanın hayatında ki bütün alanlarda etkili olduğunu ortaya koymuştur: Bir işi ne kadar başarı ile yapacakları, hedeflerini istikrarlı bir şekilde ne kadar ulaşmaya çalışacakları, ne tür kariyer tercihleri yapacakları, problem çözme yetenekleri, politik ve sosyal problemlere karşı ne kadar ilgili olacakları, sağlık ile ilgili alışkanlıkları ve hatta kalp krizinden iyileşip iyileşmeyecekleri bile kendilerine güven duyup duymamaları ile çok yakından ilgili.

Başarı ve Güç kazanma ihtiyacı

1950'lerin başlarında David McClelland ve ekibi bazı insanların tıpkı yemek yemelerine yol açan açlık duygusu gibi bir ihtiyacın başarılı olmak için çalışmaya yol açtığını iddia etmiştir. Bu kişiler genelde kendilerine yüksek hedefler belirlerler, kendi işlerini kurarlar ve sadece arkadaşça yaklaşan kişiler yerine başarılı olmalarını sağlayacak insanlar ile çalışmaya özen gösterirler. Testler ayrıca bazı insanların güç kazanma ihtiyacında olduğunu göstermiştir. Bu kişiler genelde başkaları üzerinde dominant olmak ve insanları etkilemek için çaba sarfederler. Karizmatik, yaratıcı, agresif yada manipulative olarak insanlar üzerinde etkili olmaya çalışırlar. Prestij ve isim kazanmak için çabalarlar, önemli kariyerler seçerler ve politikaya atılırlar.

Aşağıda kendi motivasyonunuzu ölçebilmeniz için küçük bir test verilmiştir. 17 kavram listelenmiştir. Lütfen sizin için önemlerine göre 1'den 17'e kadar sıraya koyun. Mümkün olduğunca dürüst olmaya özen gösterin. Sonra arkadaşlarınıza ve aile bireylerine bu testi yaptırıp sonuçlarınızın ne kadar farklı olduğuna bakın. Değer verdiğiniz bu kavramlar hedeflerinizi, ilişkilerinizi, kararlarınızı etkiliyor mu? Bu değerlerin her hangi biri günlük aktiviteleriniz ile çelişki yaratıyor mu? Ve eğer yaratıyor ise bu çelişki sizi durumu değiştirmeniz için motive ediyor mu?

------Barış içinde bir dünya

------Aile güvenliği

------Özgürlük

------Mutluluk

------Kendine saygı

------Bilgelik

------Eşitlik

------Rahat bir hayat

------Başarı

------Gerçek dostluk

------Milli güvenlik

------İç Huzur

------Olgunlaşmış bir sevgi

------Güzellik

------Sosyal olarak kabul edilmek

------Zevk almak

------Heyecanlı bir yaşam


Alıntı: psikologum.com

#2 kommagene

kommagene

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 380 İletiler:

Gönderi Tarihi: 12 Aralık 2006 - 23:05

Merhabalar...

Konu içeriğini okuduktan sonra ne kadar faydalı bilgiler olduğunu sizlerde göreceksiniz, aynı zamanda konunun en üst kısmında verilen ankete katılarak başarı ile ilgili düşüncelerinizi bu başlık altındaki forumda paylaşabilirsiniz.

Selamlar..

#3 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafir

Gönderi Tarihi: 03 Ağustos 2007 - 01:55

Selam kommagene,

güzel ve bi okadar da düsündürücü bir konu üzerinde durmussunuz..


Bir insan her ne kadar da basarili olmayi istese de, verilen 17 kellimelerle diyeyim ben suan..

altlarda bir yerde kaldigini görüyorum, en azindan istenildigi gibi kendim listeyi olusturdugumda öyle oldu..


mısal vereyim: Baris icinde bir hayat - Kendisine Saygi - Esitlik - Gercek dostluk - Ic Huzuru - Mutluluk - Milli

guvenlik - Sosyal olarak kabul edilmek - Bilgelik - Basari - Ayile guvenligi - Özgürlük - Olgunlasmis Sevgi - Zevk

almak - Güzellik - Heycanli yasam

yani aslinda basaridan da önemli seyler vardir diye düsünüyorum, tabiki herkesin düsüncesi bu arada farklidir..


merak etigim burada şu oldu..

alıntı yaptıgınız psikologum.com. dan yazarı her kim ise...

aslında bu kelimeleri bilincli olarak secmis olması

konu başarı üzerine iken

diger seceneklerin daha agir basacagini bilmiyormuydu..elbeteki biliyor tahmin ediyordu

birsekilde sanki basaridan önemli seylerinde oldugunu gözterebilme cabasin da, yada istegin de...



istenildigi kadar psikoloklar testlerini yapsinlar..sonucta her defasinda düsünce farki oldugu sürece..ki bu her insan
da var olan...toplumu olusturdugu an...ki olusturuyor....fark herzaman olacaktir diye düsünüyorum.

Saygilar




#4 Misafir_birce_*

Misafir_birce_*
  • Misafir

Gönderi Tarihi: 03 Ağustos 2007 - 07:54


aslında bu kelimeleri bilincli olarak secmis olması

konu başarı üzerine iken

diger seceneklerin daha agir basacagini bilmiyormuydu..elbeteki biliyor tahmin ediyordu



bunu yazdim ben dün ama halen bu konuyu düsünyorum..sabahladim sayesinde :)

ya dedigim gibi degil ise.. verilen diyer 16 kelimenin bir nedeni , anlami var ise siraya kondurulacak olanlarin...


basariyi en basa koysam yada en sona koysam diye düsündüm...

dogru olacak

olacak ama,nasil olacak ve nedenini aciklamaya calisayim

eyer ki:

Barış içinde bir dünya = saglayabilir isen, saglanir ise...ki buda yok, hersey gözler önünde

Aile güvenliği = var ise....kimilerin de buda yok, olsa idi en kücük misal onca cocuklar yuvalar da terkedilmez , basi
bos gezen sokak köselerinde onca cocuklar olmaz di.. vs.


Mutluluk = sen ben o mutlu iken... karsi taraf, göremediklerimizin de mutlu olmasini saglayabiliyor isek

Kendine saygı = Kendimize saygimiz olsa ( Genel olarak yaziyorum ben suan tüm yazilari ) onca bilgili kisiler,
okumus kisiler dediklerimiz....... TV de olsun media olsun Gazeteler de olsun hakaretli sözlerini okumaz ,
duymaz... hor görüslerini izlemezdik...Kendisine saygili olan...ayni sekilde karsi tarafa da saygili olurdu


Bilgelik = ne kadar bilgili bir kisi olabileceksin, olacaz, ola bilecez...daha fazla bilen yada biliyorum sanan herzaman
var degilmi...asil bu bilgiyi karsi tarafa ulastirmak cabasin da olmamiz gerekmezmi..anlatabilmek, ögretmek
degilmidir.....peki ozaman oncasi okumasini yazmasini dahi bilmezken... misal yine... köylerde neden okul
yok...neden okul var bu defa da ögretmen yok


Sayin kommangene, aslin da siraya koymamizin istenildigi kelimelere....sirasi ile her birisine bir örnek

getirilenebilinir....


benim anlatmaya caglisdigim ise sudur ...sirasi bence önemli degil bu seceneklerin

eyer ki tüm bu Basaridan haric olan 16 kelime.... Herkezin acisindan...olumlu bir sekilde...Herkezin görmesi

yasamasi hisetmesi duymasi....saglana bilinir ise.....Basardik... Basariliyim.......anca diye biliriz.....


bu yüzden Basari yi , ya en basa koydum....

yada en sona, nokta misali....

Saygilar




Cevap ekle