İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Resim

CUMHURİYET YARGISINDAN AĞALIK DÜZENİNE YANIT


Bu başlığa 2 cevap verilmiş

#1 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 27 Aralık 2007 - 23:35

Bismil köylülerinin mücadelesi sonuç verdi

CUMHURİYET YARGISINDAN AĞALIK DÜZENİNE YANIT


İşçi Partisi Genel Sekreteri Av. Nusret Senem, 25.12.2007 günü İşçi Partisi Genel Merkezi'nde yaptığı basın açıklaması ile Bismil köylülerinin kazandığı hukuk zaferini kamuoyuna duyurdu. Basın açıklamasını aşağıda sunuyoruz:

Gönderilen Resim Gönderilen Resim

“Bismil köylüleri adına açtığımız davada, tamamı hazineye ait bulunan tarım arazilerinin, topraksız köylüler yerine toprak ağalarına kiralanmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildi”.

Geçtiğimiz yıllarda, Bismil’in Aslanoğlu köylülerinin ağalığa karşı Türk bayrağını, Atatürk posterlerini yükselten, “Yaşasın Cumhuriyet Yıkılsın Ağalık” sloganı ile Türkiye’nin bütünlüğüne sarılan eylemlerini yaşadık.

Türkiye halkının özlemlerini dile getiren bu mücadele, şimdi Cumhuriyet yargısında da sonuçlarını vermeye başladı.

Bismil’in topraksız köylülerinin, yöredeki hazine arazilerinin kendilerine kiralanması istemiyle yaptıkları başvuru, Bismil Kaymakamlığı’nca reddedilmiş ve bu hazine arazileri köylülerin önerdiklerinden daha düşük bedelle yörenin toprak ağası Kahraman’lara kiralanmıştı.

5 Ocak 2006 günü Bismil Kaymakamlığı ile Nevaf Kahraman, Sadullah Kahraman ve Mithat Kahraman arasında yapılan “Kira Sözleşmesi”ne göre köye ait toplam 4 395 dönüm, 53 parça tarla, 5 yıllığına metrekaresi 18.00 YTL bedelle bu ağalara teslim edilmişti. Köylü meraya gidemez, köyün dışına çıkamaz, harman yerlerini kullanamaz ve dört tarafı ağanın tarlaları ile çevrelenmiş hale düşmüştü. Nevaf Kahraman ve çocukları bu arazileri 16 Ocak 2006 günü yüzlerce jandarma korumasında 20 civarında traktörle sürmüşlerdi (1).

İDARE MAHKEMESİ İPTAL ETTİ
Bismil köylüleri adına Diyarbakır İdare Mahkemesi’nde açtığımız davada, tamamı hazineye ait bulunan tarım arazilerinin topraksız köylüler yerine toprak ağalarına kiralanmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir.

Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nin oybirliği ile aldığı, 15.11.2007 tarih ve E.2007/314, K.2007/1558 sayılı bu kararda;

16.12.1984 tarih ve 18607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği”nin “Tarıma Elverişli Araziler” başlıklı 66. maddesinde “Tarıma elverişli araziler(in), özel mevzuatında belirtilen esaslar çerçevesinde Yönetmeliğin 8. maddesindeki esaslara göre tespit edilen bedel üzerinden Yönetmeliğin 10. maddesinde gösterilen komisyonca topraksız ve az topraklı çiftçilere kiraya veril(eceği)”nin öngörüldüğü belirtilmiş ve;

“T.C. Anayasasının Devlete, topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü yükleyen 44. maddesi de göz önüne alındığında, (hazine arazilerinin topraksız köylü yerine toprak ağalarına kiralanmasına ilişkin) dava konusu işlemin mülkiyeti sadece tarım arazileri ile ilgili kısmının hukuka uyarlık teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır” denilmiştir.

BÖLÜCÜ TERÖRE KARŞI YOKSUL KÜRT KÖYLÜSÜNÜ KAZANMALIYIZ
Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nin bu kararı, bölücü terörün önemli bir sorun haline geldiği günümüz koşullarında daha da önemli ve anlamlıdır. Çünkü bölücü terörü alt etmek, milli birlik ve bütünlüğünü korumak göreviyle karşı karşıya gelen Cumhuriyetimiz; milletimizin bir parçası olan Kürt kökenli yoksul vatandaşlarımızı kazanmak zorundadır.

Bismil’in Aslanoğlu ve Sinan, Çat’ın Elmapınar köylülerinin ağalığa karşı mücadeleleri temel ihtiyacı gösteren işaret fişekleridir. Bu eylemlerin başarılı olması ve köylüleri toprağa kavuşturacak yasal düzenlemelerin yapılması Cumhuriyete olan bağlılığı pekiştirecektir. Cumhuriyet, yoksullarını ağaların zulmünden ve yoksulluktan kurtaracak, bu da güveni arttıran ve bağlılık yaratan bir etken olacaktır (3).

YARGI KARARINA DERHAL UYULMALIDIR
Şimdi, başta Bismil Kaymakamlığı olmak üzere tüm görevlileri, Cumhuriyet yargısının bu kararının gereğini yerine getirmeye, ağalara teslim edilen bu hazine arazilerini ağalardan alıp hak sahibi Aslanoğlu köylülerine kiralayarak teslim etmeye çağırıyoruz.


(1)
CUMHURİYET YARGISININ
MÜDAHALE ETMEK ZORUNDA KALDIĞI MANZARA


Cumhuriyet yargısının müdahale etmek zorunda kaldığı tablo şudur:

• Aslanoğlu Köyünün bütün arazisi yaklaşık 12.400 dönümdür.
• Bu arazinin 917 dönümü meradır.
• 5 743 dönümü ise aynı köyün Hanpazarı mezrasında oturan 5 köyü bulunan ve Diyarbakır’ın merkeze bağlı köylerindeki arazisiyle birlikte toplam 60.000 dönüm araziyi işleyen toprak ağası Nevaf Kahraman ve oğulları Sadullah, Faysal ve Mithat Kahraman tarafından işgal edilmiştir. Tapusu bu kişiler adınadır. Ağalar bu arazilerin mülkiyetini son yarım yüzyıl içinde gayrimeşru yöntemlerle ele geçirmişlerdir.
• Arazinin yaklaşık 4 900 dönümü hazine adına tapuludur.
• Bu arazinin sadece 868 dönümü köyde oturan üç aile adına tapuludur. Bunun bir kısmı ise ağa Nevaf Kahraman ve çocukları ile hisselidir.
• Aslanoğlu köyünde 65 hane bulunmaktadır. 62 hanenin ve burada yaşayan 1 000 kişinin hiç toprağı yoktur.
• Ağa Nevaf Kahraman ve oğulları Bu köydeki hazine arazilerinin tamamını satın almak ve kiralamak için talepte bulunmuşlardır. Aslanoğlu köylüleri de hazine arazilerinin kendilerine satılması için Bismil Kaymakamlığı’na dilekçe vermişlerdir. Bu talep, ağa Nevaf Kahraman’ın oğullarının köye saldırı düzenlemeleri sonucunu doğurmuştur. Nevaf Kahraman ve çocuklarının silahlandırdığı çok sayıda kişi 2005 Eylül ayında köyü basmışlardır. 3,5 saat süren bu silahlı baskın sırasında köyden 12 yaşında bir çocuk ile baskına katılanlardan ağanın yeğeni bir kişi yaşamını yitirmiştir. Bununla ilgili dava Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2006/44 E. sayı ile devam ediyor. Saldırıya uğrayan Aslanoğlu köyünden 10 kişi tutuklandı. Fakat daha sonra tahliye edildiler. Fakat saldırganlardan tek kişi tutuklanmamıştır. Köy basıp evlere yüzlerce mermi sıkan, Hanpazarı mezrasında -yani Aslanoğlu köyünden 4 km uzakta- oturmalarına karşın, Aslanoğlu Köyünün içine kadar sokulup 3,5 saat insanlara ölüm korkusu yaşatanlar ellerini kollarını sallayarak dolaşmaktadırlar. Nevaf Kahraman’ın oğlu, eski muhtar Faysal Kahraman gıyabi tutuklu olarak aranmakla birlikte yakalanması için ciddi hiçbir çaba gösterilmemektedir. Evinde olduğunu bilmeyen yoktur.

(2)
CELAL BAYAR’IN “ŞARK RAPORU”:
“ÇÖZÜM KÖYLÜYÜ TOPRAK SAHİBİ YAPMAK, HALKI KAZANMAK”


Cumhuriyet kurulduğundan bu yana -kısa bir dönem hariç- soruna doğru politikalarla yaklaşılamamış ve çözüm getirilememiştir.

Celal Bayar’ın, “Gayet mahrem ve zata mahsustur” notu ile 1936 yılında Başbakan İsmet İnönü’ye sunduğu “Şark Raporu” da bunu doğrulayan ve çözümün ne olması gerektiğini çok veciz ve çarpıcı olarak ortaya koyan tarihsel bir belgedir. Bu tarihsel gerçeklerden yararlanmak gerekmektedir.

Rapor şu sözlerle başlamaktadır:

“Doğu illeri bizim rejimimize gelinceye kadar kati bir tarzda hakimiyetimiz altına girmemiştir. Geçmiş hükümetler, halk üzerindeki hakimiyetlerini ağalar ve şeyhler vasıtasıyla yürütmek istemişlerdir”.

Bugün de kısmen aynı gerçekleri yaşamaktayız. Ağaların ve şeyhlerin halk üzerindeki hakimiyetine bir de haçlı irticanın ve bölücü örgütlerin hakimiyeti eklenmiştir. Bu hakimiyete son verecek politikalar geliştirilmesi ve kararlılıkla uygulanması gerekli ve acildir.

Celal Bayar’ın bu raporunda açıklanan ve uygulanmış olan bu politikadan ve tecrübelerden yararlanmak bugün için zorunludur.

“Köylüyü toprak sahibi yapmak, köylüyü hükümete bağlayacak çok tesirli bir tedbirdir. Bu tedbirin tam semere verebilmesi için de ikinci bir şart vardır. O da muhitteki nüfuz sahibi mütegallibenin aileleriyle birlikte iç vatana nakledilmesi keyfiyetidir. Bu hareket, devlet nüfuz ve kuvvetini göstermekle beraber, halkın zorbalıktan fiilen kurtarılmasına yardım etmektedir. Bu itibarla muhitte memnuniyet yaratmaktadır”.

Bugün ‘ağalara, aşiret reislerine ve tarikat şeyhlerine karşı bu politikaları uygulamak mümkün değildir’ diyecekler olduğunu biliyoruz. ‘Konjonktür ve Türkiye’nin toplumsal dengeleri bunu kaldırmaz’ denilecektir. Bu itirazlar, bu politikaları uygulayacak bir milli ve devrimci hükümet ihtiyacının zorunluluğunu ortaya koymak dışında bir anlam taşımamaktadır.

#2 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 28 Aralık 2007 - 21:29

Gönderilen Resim Gönderilen Resim



#3 dhuntgen

dhuntgen

    Yeni Üye

  • ΦÜyeler
  • Pip
  • 1 İletiler:

Gönderi Tarihi: 17 Temmuz 2008 - 22:01

Köylüler ve toprakları için mücadele insanlar bugün hain bir saldırıya uğradılar. Ağaların değil köylülerin hakim olduğu bir türkiye hepimizin isteği.

http://www.gercekgundem.com/?p=143867



Cevap ekle