İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Resim

İP'DEN DEVRİMİ TAMAMLAMA ANAYASASI


Bu başlığa 6 cevap verilmiş

#1 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 12 Eylül 2007 - 23:23

İP'DEN DEVRİMİ TAMAMLAMA ANAYASASI

Çarşamba, 12 Eylül 2007

AKP hükümeti hazırladığı sivil anayasayla Kemal Derviş ekonomisini garanti altına almak istiyor. Uzmanlar sivil kandırmacasıyla sunulan anayasanın 12 Eylül'ün devamı olduğunu belirtiyorlar. Peki Eyalet sisteminin önünü açan, bölücülüğü serbest hale getiren, Cumhuriyet'i tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan anayasaya karşı Kemalist Devrim'in Anayasası nasıl olmalı.

İşte bu sorunun yanıtını İşçi Partisi bünyesinde kurulan Ulusal Strateji Merkezi veriyor. USMER yeni bir Kemalist Devrimi Tamamlama Anayasası hazırlamak üzere çalışmalara başladı. Emekli General Servet Cömert'in Başkanlığı'ndaki ilk toplantının açılış konuşmasını İşçi Partisi Genel başkanı Doğu Perinçek yaptı. İlk günkü tartışmalarda yeni bir anayasanın ancak Atatürk'ün 1924 Anayasası temel alınarak yazılabileceği vurgulandı. Perinçek konuşmasında "2010 yılında geçerli olacak Anayasayı yapmak üzere toplandık" dedi. Toplantıya birçok akademisyen ve Anayasa hukukçusu katıldı.

Toplantının başkanlığını yapan İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli General Servet Cömert, AKP'nin hazırlattığı Anayasa'nın Kemalist Devrime karşı bugüne kadar yürütülen Karşı devrimin en büyük adımı olduğuna dikkat çekti.

Toplantının ilk konuşmasını İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yaptı. Anayasanın bir devletin temel stratejini belirleyen en önemli belge olduğunu belirten Perinçek, karşı devrim sürecine karşı en net tutumu alan 1924 anayasasını temel alacaklarını belirtti.

Atatürk İlkelerinin 1960 Anayasası'ndan çıkarılmasının tarihi bir hata olduğunu söyleyen Perinçek, hazırlayacakları yeni anayasayla altı okun tekrar anayasanın temel maddeleri haline getirileceğini de söyledi.

Hazırlayacakları Anayasanın 2010 yılında geçerli olacağını belirten Perinçek Kemalist Anayasanın temel maddelerini şöyle açıkladı: "Vatanın bütünlüğünü sağlamak, milleti birleştirmek, milli ekonomiyi yeniden inşa etmek, ABD ve AB'ne devredilmiş milli egemenliği yeniden milletin eline vermek, mafya rejimine karşı halkçı rejimi inşaa etmek, haçlı irticaya karşı devrimci diktatörlük uygulamak, toprak reformuyla ortaçağ kalıntılarını temizlemek, laikliği korumak, devrim kanunlarını uygulamak, Eğitimin birliğini sağlamak ve türkçeyi korumak ve geliştirmek."

#2 Yaşargün

Yaşargün

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 121 İletiler:

Gönderi Tarihi: 13 Eylül 2007 - 09:55

Hem 1924 Anayasına sadık kalınsın demek hemde laiklik korunsun demek çelişki değil mi.Laikliğin ne zaman kabul edildiğini bilmeniz lazım.
Sonra,"Devrimci diktatörlük" te ne demek.Hem Kemalist devrimi tamamlama diyeceksiniz hem de diktatörlük diyeceksiniz. Atatürk gibi bir lidere "diktatör" yakıştırmasını nasıl yaparsınız.

#3 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 24 Eylül 2007 - 13:20

Anlatilmak istenen konuyu, ve anlatilanlari kelimelere bölerekyada kelimeleri tek basina oradan alip,
kendinizce "anlamlar" takmayin lutfen...

Anlatilmak istenen cumleyi oldugu gibi okuyun, anlamadiysaniz bir anlayana sorunuz, onlar okuyup
size anlatsinlar.

...
... Hazırlayacakları Anayasanın 2010 yılında geçerli olacağını belirten Perinçek Kemalist Anayasanın temel maddelerini şöyle açıkladı:

"Vatanın bütünlüğünü sağlamak, milleti birleştirmek, milli ekonomiyi yeniden inşa etmek, ABD ve AB'ne devredilmiş milli egemenliği yeniden milletin eline vermek, mafya rejimine karşı halkçı rejimi inşaa etmek, haçlı irticaya karşı devrimci diktatörlük uygulamak, toprak reformuyla ortaçağ kalıntılarını temizlemek, laikliği korumak, devrim kanunlarını uygulamak, Eğitimin birliğini sağlamak ve türkçeyi korumak ve geliştirmek."

....."

Selam ve hurmetler

#4 Yaşargün

Yaşargün

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 121 İletiler:

Gönderi Tarihi: 25 Eylül 2007 - 15:13

Sayın özgür,hep özgür kalasın emi.
Ben kelimelere kendimce anlam yüklemiyorum.
Sadece anayasaya yön vereceği söylenen kavramları değerlendiriyorum.
Bunda ne gibi bir yanlış var.
Konuyu gündeme getiren olarak sizin,anlaşılmayan noktalar da açıklama yapmanız gerekmez mi? Başka kime sorayım.
"milli egemenliği yeniden milletin eline vermek"
Yuakrıdaki tırnak içerisindeki ifade ne kadar yerinde açık,anlaşılır ve kabul edilir ise,"haçlı irticaya karşı devrimci diktatörlük uygulamak" ifadesi de bir o kadar izaha muhtaç bir ifadedir.
Dolayısıyla,lutfen başkasına havele etmeden, ikinci tırnak içerisindeki 'haçlı irtica'dan kastın ne olduğunu ve 'devrimci diktatörlükle milli egemenliğin nasıl bağdaşabileceğini de izah edebilirseniz sevinirim.
Allah'ın selam ve bereketi senin de üzerine olsun

#5 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 25 Eylül 2007 - 16:47

Sayin Yasargun kardesim,

Gönderilen Resim


"... hacli irtica... " , ...milli egemenlik..." , "... ABD ve AB'ye devredilmis olan milli egemenligi yeniden milletin eline vermek...",
"...haçlı irticaya karşı devrimci diktatörlük ..." , konularinda bilgilenmeye , aydinlanmaya ihtiyaciniz oldugunu yaziyorsunuz.

Belki daha cok konuda sorulariniz var ve merak ediyorsaniz, lutfen bulundugunuz sehirdeki iP ile baglanti kurun, sorularinizi
onlara sorun, sizi mutlaka dinleyecek ve sorulariniza yanit vereceklerdir.


Size en yakin adres :

Adıyaman İl Örgütü

Adres : Ulucami Tohumcular Cd. 444. Sk. No:16 Adıyaman
E-Posta: adiyaman@ip.org.tr

Selam ve hurmetler

#6 Yaşargün

Yaşargün

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 121 İletiler:

Gönderi Tarihi: 26 Eylül 2007 - 12:13

Sayın özgür,ben sizden öğrenmek isterdim ama çokta ısrarcı olmayacağım.
Verdiğin adres için teşekkür ederim.

#7 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 08 Ekim 2007 - 16:32

Doğu Perinçek, Aydınlık Dergisindeki başyazı

ANAYASA NAMLUNUN UCUNDADIR

Eğer arkasında yaptırım gücü yoksa, anayasa yapma iddiası geçersizdir. O nedenle anayasa yapıcıları, daima silahlıdır. Ya devletin sillah tekeline hükmederler veya devleti ele geçirmek üzere olan bir silahlı güce kumanda ederler.

Geçende yazmıştık, dünyada sivil olması mümkün olmayan tek şey varsa, o da devlettir ve anayasadır. Eğer “sivil” kavramını sıradan insanın dilindeki “asker olmayan” anlamında kullanıyorlarsa, “Sivil anayasa”dan söz etmek yine zırcahilliktir. Silahla yapılmamış tek bir anayasa yoktur ve bundan sonra da olmayacaktır.

Çünkü anayasa, devletin temel kuruluşuna ilişkin üstün hukuk kurallarının bütünüdür. Devletler, stratejik hedeflerini anayasalarla saptarlar. Bu nedenle anayasalar, devletlerin stratejik karar dönemlerinde ortaya çıkar. Her devrim ve karşıdevrim, kendi programını ve anayasasını getirir; devlet organlarını ve devlet ile toplum arasındaki ilişkiyi buna göre düzenler.

BÜTÜN ANAYASA YAPICILARI SİLAHLIDIRDevletin ayırtedici özelliği, silah tekeline sahip olmasıdır. Koyduğu kuralları asker ve polis zoruyla uygulama yetkisi, bir tek devlete aittir. Devlet hükmettiği topraklarda başka bir topluluğun silahlı yaptırım gücü kullanmasına izin vermez; verirse devlet olmaktan çıkar. Egemenliğin paylaşılmaz oluşu, aslında silahlı güce kumandanın paylaşılamaz oluşudur. Anayasa Hukuku, işte o siyasal iktidar denen silah tekelinin nasıl kullanılacağını düzenler. Bu nedenle silah yoksa devlet de yoktur ve silah yoksa anayasa da yoktur.

Devletlerin stratejik karar anlarında, bu silah unsuru daha da belirgindir. Anayasa yapan iktidarlara kurucu iktidar deniyor. Kurucu olmak için de silah gerekir; iktidar olmak için de. Meşruluğu da, en sonunda fiilen yaptırım gücü belirler. Eğer arkasında silahlı yaptırım gücü yoksa, anayasa yapma iddiası hayata geçmez. O nedenle anayasa yapıcıları, daima silahlıdır. Ya devletin sillah tekeline hükmederler veya devleti ele geçirmek üzere olan bir silahlı güce.

2005 yılı Ocak ayında Avrasya Dayanışması Türkiye Millî Komitesi’nin Suriye gezisi sırasında, Suriye Milli Meclis Üyesi Prof. Dr. Nâsır, Arapların bir sözünü vurgulamıştı: “Kurşunla desteklenmeyen söz, bir anlam taşımaz.” Mao Zedung’un ünlü “İktidar namlunun ucundadır” özdeyişi, bir bakıma “Anayasa namlunun ucundadır” anlamına gelir. Çünkü anayasa, iktidar hukudur; iktidarın kullanılmasını düzenleyen kurallar bütünüdür. Dünya tarihinin ve bütün anayasa tecrübelerinin en büyük hakikati budur.

DÜNYA ANAYASALARI HEP SİLAHLA YAPILDI
Dünyanın her yerinde anayasalar, hep silahla yapılmıştır ve bundan sonra da ancak silahla yapılabilir.

Anayasa geleneği demokratik devrimlerle başladı. Bu devrimler, krallıkları yıktı ve demokratik devletler kurdu. Bunlardan 1640 İngiliz Devrimi’nin önderi General Cromwell, kralın parlamentosunu süngüyle bastı ve kralı da ipe gönderdi. İngiliz anayasa geleneğindeki kurucu rolü eşsizdir.

1789 Büyük Fransız Devrimi, devletin zor gücünü kullanmakta giyotinler çalıştıracak kadar ateşliydi. Fransa anayasa tarihi, devrimler ve karşıdevrimler arasındaki savaşlar tarihidir. Paris Karnavale müzesindeki 1791 Fransa Anayasası’nın altında şöyle yazar: “İnsan derisi ile kaplanmıştır.” Anayasacılarımızın piri Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya hocamızdan öğrendik.

1787 tarihli ABD Anayasası da, General Washington’un hükmettiği süngülerin gücüyle yapılmıştır. Hem ABD Bağımsızlık Savaşı’nın süngüleri hem de 1789 başında dokuz devleti federasyonda toplayan süngüler! Ancak kurulan devlet ve anayasası dağılmaya başlayınca, bu kez ünlü İç Savaş’ta (1861-1865) Abraham Lincoln’ün süngüleri imdada yetişmiştir. ABD’ye bağlı devletlerin yeniden toplanması ve karaderililerin hürriyetlerinin kabulü için kanlı bir iç savaş gerekmiştir.

TÜRKİYE’NİN DEVRİMCİ VE
KARŞIDEVRİMCİ ANAYASA GELENEKLERİ

Türkiye’nin anayasa tarihi de dünya tecrübelerini doğrular. 1876 ve 1908’de Kanunu Esasi’nin ilanı, 1920 Devrimi’yle Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirdiğimiz 1921 ve 1924 anayasaları, arkasından 27 Mayıs 1960 Devrimi’yle yaptığımız anayasa, hep millet ile ordusunun devrimci dinamiğinin ürünüdür. 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980’deki Amerikancı darbeler ise, karşıdevrimci anayasa sürecini yürütmüştür. Turgut Özal’lar, Tansu Çiller’ler ve Tayyip Erdoğan’lar, ABD güdümündeki dar zümrelere dayanan o sürecin çocuklarıdır. Türkiye’nin anayasa tarihi de, devrim ve karşıdevrim tarihidir.

TAYYİP ERDOĞAN’IN KAÇ TANKI VAR
Tayyip Erdoğan’ın 22 Temmuz 2007 Turuncu Karşıdevrim’den sonra anayasa yapmaya kalkışması, elbette hemen şu soruyu getirmektedir: Bu anayasayı yapmak için kaç tümeni, kaç tankı, kaç destroyeri var?

Irak başta olmak üzere Türkiye’yi kuşatan coğrafyadaki ABD silahlı gücü, Tayyip Erdoğan anayasasının askeri gücüdür. Hatta Tayyip Bey’in iktidarını arkalayan nükleer başlıklı füzeler bile var. O silahlı güç olmasa, iktidara gelemezdi ve o güç olmasa 24 saat dahi iktidarda kalamaz.

Haçlının silahlı gücüne dayanması, Tayyip Erdoğan Anayasası’nın zaafıdır.

HAÇLIYA ANAYASA YAPTIRMAYACAK GÜCÜMÜZ VAR
Bugün Türkiye’de iki kurucu irade cephe cepheye gelmiştir. Milletin iradesi ile ABD emperyalizminin ve BOP görevlilerinin iradesi! Aslında Tayyip Erdoğan-Gül ikilisinin iradesine kurucu değil de, bozucu irade veya yıkıcı irade veya bölücü irade demek daha doğru olur. Atatürk Devrimi’ni bozma, millî devleti yıkma ve millet ile vatanı bölme iradesidir bu!

İki irade, dünya tarihinin bütün anayasa çarpışmalarında olduğu gibi, yaptırım güçlerini iki silahlı kuvvette bulmaktadır: Bizim tarafta Türk milletinin silahlı gücü, karşı cephede ABD emperyalizminin silahlı gücü. Genelkurmay Başkanımız Org. Yaşar Büyükanıt’ın Harp Akademileri’nde verdiği ders, bu çerçevededir ve milletin ordusundan beklediği kararlılığı içermektedir.

Önümüzdeki dış ve iç hesaplaşmalar, herkes görmektedir ki, dış ve iç savaş tehlikelerini içermektedir. Anayasa girişimi, bu çarpışmaların hukuk düzlemindeki devamıdır. Bu koşullarda silahlı kuvvetlerin teyakkuza geçmeleri doğal oluyor.

Güçlü ordusu olmayan milletlerin anayasalarını başkaları yapar. Türk milleti, anayasasını yapacak güçtedir.



Cevap ekle