İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Resim

ABDullah Gül Cumhurbaşkanı seçildi! Çankaya'da Haçlı işgali başladı...


Bu başlığa 4 cevap verilmiş

#1 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 12 Eylül 2007 - 08:47

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:

ÇANKAYA, AMERİKA TARAFINDAN ELE GEÇİRİLMİŞTİR.


Gönderilen Resim


• ABD ile “İki sayfa dokuz maddelik” Türkiye’yi parçalayan ve Cumhuriyeti yıkan gizli anlaşma, daha doğrusu hizmet sözleşmesi yaptığını itiraf eden Abdullah Gül, bugünden itibaren ABD adına Çankaya’yı işgal etmiştir. Bu, Haçlının işgalidir.
• İşçi Partisi yarın Abdullah Gül hakkında suç duyurusunda bulunacaktır.
• Atatürk'ün Çankaya'sı ABD görevlilerine ve Cumhuriyet yıkıcılarına teslim edilmiştir ama oradan indirilecektir.


Bu meclis Atatürk'ün Meclisi değildir ve asla milli iradeyi temsil etmemektedir. Şimdi Cumhuriyete son darbeyi indirilmiş, Çankaya mevzisi işgal edilmiştir. Atatürk'ün Çankaya'sı ABD görevlilerine ve Cumhuriyet yıkıcılarına teslim edilmiştir ama oradan indirilecektir.

ABD ile “İki sayfa dokuz maddelik” Türkiye’yi parçalayan ve Cumhuriyeti yıkan gizli anlaşma, daha doğrusu hizmet sözleşmesi yaptığını itiraf eden Abdullah Gül, bugünden itibaren ABD adına Çankaya’yı işgal edecektir. Bu, Haçlının işgalidir. Türban, o işgalin örtüsüdür. Bir takım sahte Atatürkçüler, işte o türbana işaret ederek, Haçlı işgalini gizliyorlar. Çünkü onlar da Haçlının adamlarıdır.

Abdullah Gül geçmişiyle ve özellikle son beş yıl içindeki Dışişleri Bakanlığı pratiğiyle, emperyalist merkezlerin yönlendirdiği Cumhuriyet yıkıcılığını sergilemiştir. Abdullah Gül 1 Mart 2003'te Başbakan sıfatıyla, Türkiye'ye 60.000 Amerikan askerinin yerleşmesini sağlayacak tezkere'yi hazırlamış ve Meclis'e sunmuştur. 2 Nisan 2003'te Dışişleri Bakanı sıfatıyla, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel'la "2 sayfa, 9 maddelik" gizli bir anlaşma yapmış ve bunu daha sonra Vatan Gazetesi yazarı Sedat Sertoğlu'na açıklamıştır. Gül bu anlaşmayla, Kuzey Irak – Kıbrıs hattında ABD'nin bütün dayatmalarını kabul etmiştir.

İşçi Partisi yarın Abdullah Gül hakkında suç duyurusunda bulunacaktır.

Millî irade, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, yani devrim yapan Türkiye halkının iradesidir.

Millî irade, öncelikle milletin diğer millet ve ülkelerden bağımsızlığı şartına dayanır.

İkincisi millî irade, özgür yurttaşların iradesidir. Etnik gruplara, mezheplere, tarikatlara, cemaatlere, ağalara, beylere, aşiret reislerine, şeyhlere mensup olmak, millî iradenin önündeki engeldir. Millî irade, bu tür bağımlılıkların bir devrimle yıkılmasıyla oluşur. Hatta millî irade, ülkenin bağımsızlığını gerçekleştirmek ve kurmak ve aynı zamanda Ortaçağ bağımlılıklarından kurtulmak iradesidir.

Demokrasi, her yerde ve her zaman Ortaçağ kurumlarına ve emperyalizm işbirlikçilerine karşı dikta uygulayarak geliştirilmiştir.

Bugün meclise doldurulanlardan kaçı, vatan ve millet bilincini ve bunların dayandığı Atatürk Devrimi zeminini paylaşıyor? Ne yazık ki, azınlık! Vatanlarını ve milletlerini ayrı tanımlayanlar, “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü ilkel bulanlar, öncelikle etnik grup, mezhep, cemaat ve tarikat kimliklerini benimseyenler veya milleti hortumlamayı meslek edinenler; hep bu meclistedir.

Nasıl tarih boyunca Müslümanlık adına Müslümanlık çiğnendiyse, Atatürk adına Atatürk çiğnenmekte ise, bugün de millî irade adına millî irade çiğnenmektedir.

Millî irade adına, hiç kimse Atatürk Devrimi’ni yıkamaz; ülkeyi ABD ve AB’ye bağlayamaz; Ortaçağ kurum ve ilişkilerini hortlatamaz; özetle Tayyip Erdoğan’ı başbakan ve Abdullah Gül’ü de cumhurbaşkanı yapamaz. Ama ABD, AB ve Haçlı irtica, bunu yapmışlardır. O zaman bu eyleme başka bir ad bulmak gerekir.

Millet, İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayan karşıdevrim sürecinde parçalanmıştır. Türkiye Cumhuriyetini kuran millî iradenin yerini Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkan fesat almıştır.

Meclis, milleti bölme meclisi haline getirilmiştir. Orada yürekler Türk milleti ve Türkiye vatanı için çarpmıyor. Meclis azınlığını oluşturan bir grup vatansever dışında her grubun yüreği başka fesatlar için çarpıyor.

Devletin yasama ve yürütme organlarına baktığımız zaman şunu saptıyoruz: Millî irade kalbinden hançerlenmiştir. Milletin bilinci dağılmaktadır. Kalabalıklar, cumhuriyet öncesi kimliklerin ve bağımlılıkların pençesinde kıvranmaktadır.

Artık millî iradenin varolabilmek için, kaynağındaki devrimin yeniden yaşanması gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devrimle yeniden kurulması, milletin dağılması ve vatanın parçalanması sürecini durduracak biricik programdır ve biricik eylemdir.

Millî irade, önümüzdeki süreçte Türk Devrimi’nin iradesidir.

Bu Cumhuriyet, Türk Devrimi’yle cumhuriyet oldu.
Bu millet, Türk Devrimi’yle millet oldu.
Bu vatan, Türk Devrimi’yle vatan oldu.
Millî irade, Türk Devrimiyle ortaya çıktı.

O devrim yıkıldığı zaman, ortada millî irade kalmaz; millî irade George Bush’ların ve Fethullah Hoca’ların iradesine dönüşür; dönüşmüştür.

Türk Devrimi’ni yıkanlar, millî iradeyi de dağıttılar.
Öyle gözüküyor ki, önümüzdeki millî devrime kadar Türk milletinin ne
Cumhurbaşkanı, ne hükümeti, ne de meclisi olacaktır.
Cumhuriyet kurumlarının yeniden varolabilmesi için, bir tek ihtiyacımız vardır: Kemalist Devrim’in yenilenmesi!
Türkiye, kaçınılmaz olarak yeniden devrime gitmektedir.

#2 DeKaN

DeKaN

    Yeni Üye

  • ΦÜyeler
  • Pip
  • 29 İletiler:

Gönderi Tarihi: 26 Eylül 2007 - 20:38

Slm

özgür paylaşım için teşekkürler ama çok yanlış şeyler yazılmış.

Öncelikle milli iradeyi temsil etmiyor diyorsun sana soruyorum bir meclisin miili idareyi temsil edebilmesi için ne

kadar oy alması gerekiyor sence.

bir diğer şey ise paylaşımda yazılıyorki önümüzde miilli devrime kadar Türk milletinin ne cumhurbaşkanı ne meclisi

nede hükümeti olacaktır. Sence şimdiki hükümet Türk milletinin hükümeti değilmidir sence şimdiki cumhurbaşkanı

milletin cumhurbaşkanı değilmidir sence şimdiki meclis milletin oylarıyla belirlenmiş bir meclis değilmidir.

birde senin belirttiğin gibi "Nasıl tarih boyunca Müslümanlık adına Müslümanlık çiğnendiyse, Atatürk adına Atatürk

çiğnenmekte ise, bugün de millî irade adına millî irade çiğnenmektedir."

yine yazında belirttiğin gibi "Kemalist Devrim’in yenilenmesi!" Kemalist devrimi yada Kemalist düşünceyi İP'in

yada senin çiğnemeyeceğin ne malum.

onun için birini sevmiyorsan yada başarısını kıskanıyorsan eleştir ama yalan söyleme çünkü eğer bu hükümetin

içinde yalancı oranı yüksek olmuş olsaydı belki mecliste İP olacaktı belki cumhurbaşkanı nı onlar seçecekti belki

milletin hükümeti onlar olacaktı onun için lütfen birini eleştirirken dikkat et.

Saygılar....

#3 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 27 Eylül 2007 - 09:40

Sn. Dekan,

Daha önce yazdigim kisa yaniti buraya aktariyorum, cunki öz bakimindan
hemen hemen ayni olacak bir yanit. Bu meclis butun Turkiye'yi
temsil etmiyor. Bu meclis ABD ve AB emperyalistlerinin meclisi olmustur.
Cumhurbaskani ve basbakan ABD ve AB emperyalistlerine göbeklerinden
bagimlidirlar, onlara hesap vermek, onlarin dedigini yapmak durumundalar.

Bu anlamda asagidaki yaziyi buraya tekrar aktariyorum.

iP'nin programi ve dusunceleri acik, calismalari acik, Turkiye ve dunyadaki olaylari, GERCEKLERi
incelemek ve buna UYGUN politika ve STRATEJILER GELISTIRMEK gibi calismalari ortada.
iRAN Turkiye'nin dusmani degil, Rusya Turkiye'nin dusmani degil... Turkiye'nin Dusmani ADB ve
AB emperyalist devletleridir.

Sn. Dogu Perincek'in Ataturku anlatirken, kendisinin Ataturk gibi oldugu anlatimi yoktur, ama
Ataturk gibi olunmali yani devrimci olunmali demektedir... Sn. Dogu Perincek ve iP'nin Ataturk
konusundaki calismalari, görusleri bellidir; Ataturkun Butun Eserleri de KAYNAK YAYINLARI
tarafindan yayinlanmistir; yayin kurulunda seckin aydinlarimiz ve profosörlerimiz vardir, bunlara
Perincek'te dahildir.
Ataturk'u yipratmak degil, O'nu yuceltmektir Sn. Perincek'in yaptigi.

Turkiye bugun bir karsi devrim ile ABD ve AB emperyalistlerine baglanmistir.
Bunu milletin ÖNUNE SANDIK KOYARAK YAPMISLARDIR.

Bu meclis bu milleti temsil etmiyor; BU MECLIS ABD VE AB EMPERYALISTLERINI TEMSIL ETMEKTEDIR.

Sn. Dogu Perincek'in basbakan olmak gibi bir derdi yoktur, ama TURKIYE'NIN TAM BAGIMSIZ OLMASI,
ABD VE AB emperyalistlerinin Turkiye'den ve butun ortadogudan kovulmasi gibi bir derdi vardir.

Turkiye kazanacaktir. Sn. Dogu Perincek ve O'nun izledigi siyaset er veya gec kazanacaktir.


Sn. Dekan arkadas,
Merak ettigin baska bir konu varsa lutfen yaziniz, sorunuz.

Selam ve hurmetler.

Gönderilen Resim

#4 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 22 Aralık 2007 - 14:28

İP Genel Başkanı Doğu Perinçek:
Abdullah Gül, Powell ile yaptığı '2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma'yı kendi açıkladı

Gönderilen Resim

Dışişleri Bakanlığı'nın Abdullah Gül'ün döneminde ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Colin Powell ile gizli anlaşma yapılmadığını açıklaması üzerine İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bir basın toplantısı düzenledi. Perinçek, Dışişlerinin yalanlamasına karşın Abdullah Gül'ün ABD ile "2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma" yaptığını kendisinin itiraf ettiğini söyledi.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in basın açıklamasının tam metni şöyle:
Dün Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaptı. Bu açıklamada, Abdullah Gül'ün ABD ile gizli anlaşma yaptığı yolundaki haberler yalanlanıyor.

Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklamasını, Abdullah Gül'ün kendisi yalanlamaktadır.
Abdullah Gül'ün gizli anlaşma itirafı, 24 Mayıs 2003 günü Vatan Gazetesi'nin birinci sayfa manşetinden yayınlanmıştır. O zaman Dışişleri Bakanlığı makamını işgal eden Gül, Sedat Sertoğlu'na ABD Dışişleri Bakanı Powell ile 2 Nisan 2003 günü Ankara'daki buluşmasında yaptığı yazılı anlaşmayı şu sözlerle açıklıyor:
"Şimdi senin oturduğun koltukta (Eliyle koltuğa vurdu) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki.. Powell Suriye'ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var."

Anlaşma yapılmıştır. Anlaşma yazılıdır; 2 sayfa 9 maddedir.Ve anlaşma gizlidir. Gazetenin Abdullah Gül'ün ağzından verdiği birinci sayfa başlığı ise yapılan gizli anlaşmayı özetlemektedir:

"Ortadoğu'daki tüm rejimler değişecek."
Böylece Abdullah Gül, ABD'nin Haçlı Seferi diye tanımladığı Büyük Ortadoğu Projesi'nde görev aldığını açıkça itiraf etmektedir.

Abdullah Gül, bu itirafını başka açıklamalarında da tekrar etmiştir. Örneğin Radikal gazetesinin 14 Mart 2006 günlü birinci sayfa başlığı şöyledir:

"Gül: BOP içinde ABD ile Birlikte hareket ediyoruz"

Gül, alt başlıkta, BOP'un amacını "İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek" olduğunu belirterek, ABD'nin Haçlı Savaşı'nı haklı gösterme çabasını sürdürmektedir.

GİZLİ ANLAŞMANIN İÇERİĞİ
Abdullah Gül'ün ABD ile yaptığı 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşmanın içeriğini 13 Temmuz 2003 günü kamuoyuna açıklamıştık. Arada geçen 4 yıl içinde bu içerik olgularla doğrulanmıştır.

1.Türk askeri Irak'ın kuzeyinden çekilecek:
TÜRK ASKERİ ÇEKİLDİ.

2. PKK'ya karşı sınır ötesi harekâtlara son verilecek:
SON VERİLDİ.

3. PKK'ya askerî harekât için ABD'den izin:
SON HAREKAT "ONAY" ALINARAK YAPILDI.

4. Türkiye'ye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi:
Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK/KADEK'e karşı ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve izin almadan harekât yapacak olursa, ABD hükümeti, Kürt halkına karşı şiddet kullanıldığı ve soykırım uygulandığı çerçevesi içinde uyarıda bulunma hakkını kullanabilecek. Bu durumda ABD gerekli gördüğü ambargo ve silahlı müdahale gibi siyasal ve askerî yaptırımları saklı tutacak.

5. ABD'nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım:

ABDULLAH GÜL İRAN'A KARŞI "ABD İLE BİRLİKTE HAREKET ETTİKLERİNİ" VE "OLUMSUZ BİR TABLO ÇIKARSA İRAN'A KAPILARIN KAPATILACAĞINI" BİRÇOK KEZ BELİRTTİ (Radikal, 14 Mart 2006).

6. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim:
İNDİRİM AKP İKTİDARI TARAFINDAN SÜREKLİ GÜNDEME GETİRİLİYOR.

7. Irak'ın kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye tarafından resmen tanınacak:
TANIMA YOLUNDA ADIMLAR ATILIYOR.

8. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af:
AF GİRİŞİMİ GÜNDEMDE.

9. PKK/KADEK yasallaştırılacak:
PKK MECLİSE SOKULDU VE YASALLAŞTIRILMASI SÜRECİ HIZLANDIRILDI.

10. Kamu yönetimi reformuyla belediyelere özerklik:
YASA TBMM'YE GETİRİLDİ. GÜNEYDOĞU BELEDİYELERİ FİİLEN ÖZERKLEŞTİRİLDİ.

11. Aşamalı olarak federasyona geçiş:
FEDERASYON PLANI UYGULANIYOR. ANAYASA GİRİŞİMİ BU YÖNDE.

12. Kıbrıs'ta Denktaş devredışı bırakılacak ve Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacak:
DENKTAŞ KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI'NDAN UZAKLAŞTIRILDI. ANNAN PLANI DESTEKLENDİ.

13. Ege'de Yunanistan'ın taleplerine esnek tutum.

14. Ermenistan'a yönelik kısıtlamaların kaldırılması:
AKP DİLE GETİRİYOR.

İKTİDAR KOLTUKLARINI İŞGAL EDENLERİN ABD İLE SÖZLEŞMELERİ BÜYÜK TEHDİT
Abdullah Gül, 2 Nisan 2003 günü Powell ile yaptığı "2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma"nın içeriğini açıklamak zorundadır.

Hukuki açıdan yaptığı iş, devletler arasında anlaşma değil, Abdullah Gül'ü bağlayan bir "hizmet sözleşmesi"dir.

Tayyip Erdoğan'ın da bizim saptadığımız yedi ayrı açıklamasında, ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nde görev yaptığı da dikkate alınırsa, iktidar sahipleri, ABD'nin sözleşmeli personeli durumunda olduklarını itiraf etmektedirler.

Nitekim ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns Eylül ayında Türkiye ziyaretinde Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan için " Bize verdikleri sözleri tuttular" diyerek aralarındaki sözleşmeyi doğrulamıştır.

ABD ile Türkiye Cumhuriyeti kanunları çiğnenerek yapılan BOP kapsamındaki görev tanımları, Türkiye'nin geleceği açısından büyük bir tehdittir.

Türkiye, Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül yönetiminden kurtulmak zorundadır.

#5 Özgür

Özgür

    Genç Üye

  • ΦÜyeler
  • PipPip
  • 56 İletiler:

Gönderi Tarihi: 28 Aralık 2007 - 21:26

Gönderilen Resim





Cevap ekle