İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Resim

KIRMIZILAŞAN YEŞİLLER


Bu başlığa hiç cevap verilmemiş

#1 Yaşargün

Yaşargün

    Deneyimli

  • ΦÜyeler
  • PipPipPip
  • 121 İletiler:

Gönderi Tarihi: 04 Eylül 2007 - 10:38

KIRMIZILAŞAN YEŞİLLER

Yaratılmış her şeyin bir zeval bulma vakti vardır. Hikmetinden sual olunmaz Rabbim, ne yaratmışsa ona bir ömür biçmiştir. Dolayısıyla nebatatında bir ömrü, bir zeval vakti bir güz dönemi var. Çok yıllı nebatı bir kenara koyup asıl konumuza yani mevsimlik sebze ve meyvelere özellikle de biber, domatez bir de karpuza gelelim isterseniz.
Mesela karpuzu ele alalım. Yemyeşil bir dış size al kırmızı bir iç sunar. Karpuzda hedef kırmızıya ulaşmaktır. Sabırla yeşilin kırmızıya dönüşmesini bekleriz. Çünkü biliriz ki karpuzda lezzet kırmızıdadır. Gönlümüz kırmızıdadır, meylimiz onadır. Şimdi bizim meylimizin kırmızıya olmasından yeşil gocunacak mıdır, yerinecek midir.”Ben olmasaydım, koruyup kollamasaydım, içimde saklamasaydım, kırmızı diye bir şey olur muydu?” Diyecek midir? Yoksa “çiğlik yeşil kalmak benim kaderim, mayam, buyurun siz afiyetle yiyin mi diyecek” Gördünüz değil mi? Böylesi bir zamanda nelere kafa yoruyorum. Ama bir kere yorduk işte.
Bir de kaldıkça içinde beslediği kırmızılaşma temayülünü dışa vuran, içiyle birlikte kırmızılaşan sebzelerimiz var, Mesela domates mesela biber. Hele biber yok mu? Ah soframızın tatlı-acısı ya da acı tatlısı biber. Bu nasıl bir kader. Tatlı olur,”ot gibi” deriz. Acı olur,”eyvah yandım” deriz. Yeşilini en çok, meşhur yaz yemeğimiz tava’yla severiz, bir de soğuk ayran gel keyfim gel. Sonrasında hele halk deyimiyle “kuyruk doğanda” bir telaş alır hepimizi. Yok, kurutmalık yok salçalık. Geç olmadan bağlantılar kurarız, Yağmur yaşar olmadan, bir an evvel çaresine bakmak isteriz. Aynı telaş bostancıyı da bostanı da alır. Bostancı, biberin daha da büyümesi, olgunlaşması için, bostan toplamasını geciktirir. Biber de içinde, dışına vuracak, kırmızılığı biriktirir. Biriktirdikçe kızarır, kızardıkça sulanır. Dalında kırmızılaşıp salçalık kategorisine ayrılan biber, kendisini bekleyen akıbete hazırlaya dursun. Ya yeşil iken koparılan ve tava’ya lezzet katma öğüncünün hazzına varmayı ümit edip sevinir iken, içi oyulup, iplere dizilen biberin, feryatlarını kim duyacak. Güneş altında kederinden kızarırken yaktığı ağıtlar, hangi dertliyi ağlatacak.
Neyse ben fırına verdiğim tava’nın yanında lezzetinin hazzını varmak istediğim yeşil etli biberimin elimden alınmasını, içinin oyulmasını, ipe dizilmesini, güneşte kırmızılaşmaya bırakılmasını kınıyorum. Faillerini şanı Yüce Allah’a (cc) havale ediyorum.
Ey yeşilbiber! Ben seni kırmızılaşasın diye koparmadım dalından. O emeğimi boşa çıkarmaya ne hakkın var. Ben seni yeşil seviyorum, sen de yeşil kal. KIRMIZILAŞMA
04/09/2007 Mehmet YAŞARGÜN



Cevap ekle