İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Şu cevaplanıyor KANDİL'İ VUR, DİYARBAKIR'I VER!


Gönderme Seçenekleri

  veya Temizle


Başlık Özeti

Özgür

Gönderi Tarihi: 22 Aralık 2007 - 14:34

BENZERLİĞİN BU KADARI!


Gönderilen Resim


Damat Ferit İngiltere ile, Abdullah Gül ABD'lilerle gizli anlaşma imzaladı
Türkiye'nin Sevr koşullarını yaşadığı neredeyse herkesin kabul ettiği bir olgu.
Osmanlı'nın Sadrazamı Damat Ferit, Osmanlı'nın İngiltere mandası altına girmesini
onaylayan gizli bir anlaşma yapmıştı. Bugün Türkiye Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül de, ABD ile Damat Ferit'in kabul ettiği
koşullara benzer koşulların bulunduğu gizli anlaşma imzaladı.

Özgür

Gönderi Tarihi: 22 Aralık 2007 - 13:58

Genel Başkan Perinçek, ‘Kandil’den inin, Meclis’e buyrun’ planını değerlendirdi

Tayyip Erdoğan’ın hizmet ettiği ABD planı:
KANDİL'İ VUR, DİYARBAKIR'I VER!

Gönderilen Resim


Türk Ordusu bölücülüğe vurdu. İran da vurdu. Halk sevindi. Türk Ordusu, büyük gelenek. Halk, Ordudan başarı istiyor. Asker hedefine ulaştığını belirtiyor. Kovanların pası silindi. En iyi tatbikat, canlı olanıdır. İP Genel Başkan Yardımcısı E. Gen. Servet Cömert, Aydınlık’ın yeni sayısında harekâtı askerî yönden değerlendirdi.

Gözler elbette Washington’da. Aklı olanlar, ABD’nin nasıl karşıladığına bakıyor. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, harekâtın ABD’nin onayıyla ve ABD’den alınan istihbaratla yapıldığını belirtti. ABD, Kuzey Irak hava sahasını açmış. Başbakan koltuğunda oturan BOP görevlisi Tayyip Erdoğan da ABD onayını gururla vurguladı.

Irak hükümeti, Türk Ordusu’nun yanlış istihbarat aldığını söyledi. “Acaba” çengeli hemen beyinlere takıldı. Ancak bu soru ayrıntı. Burada mesele, istihbaratın doğruluğu ya da yanlışlığı değil.

ONAYIN BEDELİ
Asıl soruyu bir başka Yaşar General ortaya koydu. İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı E. Hv. Korg. Yaşar Müjdeci, Ulusal Kanal camından, “ABD onayının bedeli nedir” diye sordu.

Onayladığına göre bir bedeli olmalı. Ancak onay da, pek onaya benzemiyor. ABD, Türk Ordusu’nun daha ileri gitmesini istemiyor. Türk Ordusu ise, kuşatılmış şartlarda belki de bir fırsatı değerlendirdi. Bedel nasıl olsa peşin ödenmiyor: Bu konu, İP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Esinoğlu’nun yazısında tartışılıyor.

Ancak Türkiye kuşatılmış durumdadır ve bedel gizli anlaşmalarda tanımlanmıştır:

Irak’ın kuzeyindeki Kukla Devleti ABD ile birlikte Türkiye hükümetleri kurmuştu. Şimdi tanınması aşamasına gelindi. Birinci bedel bu.

PKK’yı 1980 öncesinde MİT kurmuştu. Şimdi de Türkiye’deki BOP görevlileri
yasallaştırıyor. İkinci bedel bu.

PKK’NIN TBMM’DEKİ KARARGAHI DA BOMBALANACAK MI
Bir yandan PKK’nın karargâhı bombalanıyor; öte yandan PKK yasallaştırılıyor. Yurttaş soruyor: PKK’nın TBMM’deki karargâhı da bombalanacak mı? İşte orada ABD’nin onayı yok.

Ordu Kandil’deki PKK’yı bombalarken, Tayyip Erdoğan PKK’ya ‘Kandil’den inin, Meclise buyrun’ çağrısı yapıyor.

Yaman çelişme! Ancak ABD açısından bakarsanız, aynı planın iki yüzü.

PKK’nın Kandil’den ineceği yok, bunu herkes biliyor. ABD’nin bunu onaylamasını beklemek de hayalperestlik olur. Ancak Kukla Devletin tanınması için halk nasıl kandırılacak, millet nasıl yumuşatılacak? Asıl kazık bu.

KANDİL ŞEKERİYLE
KUKLA DEVLET KAZIĞI

Bu yazıyı bayramdan önce yazıyoruz. Mütareke basınına yaraşan kurban bayramı manşetini kestirmek zor değil: “Bayram şekeri ABD’den geldi.” (Arkadaşım E. Korg. Yaşar Müjdeci’nin deyişiyle).

Şeker, yalnız bir tatlandırma aracı değil, aynı zamanda kandırma aracıdır.

Apo paketlenip MİT’e teslim edildiği zaman da, Aydınlık’tan sormuştuk: Bu şekeri niçin verdiler?

Tayyip Erdoğan’ın BOP görevini açıklarken sergilediği ezik hale bir
daha bakınız. Ulusal Kanal’da sık sık gösteriliyor, başını omuzlarının arasına
saklayarak konuşuyor: “Hani ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi var ya,
Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi, o proje içinde Diyarbakır’ı
bir merkez yapacağız.”

Tayyip Erdoğan’ın hizmet ettiği plan açıktır: Kandil’i vur, Diyarbakır’ı
ver.

Hesapları bu. Bağdat’tan dönecek, o başka. Ancak hesabı bilmek zorundayız,
yoksa bozamayız.

Yalnız Tayyip Erdoğan mı? Abdullah Gül’ün de ABD Dışişleri Bakanı Powell
ile 3 Nisan 2004 günü yaptığı “gizli anlaşma” var. Kendi itirafıyla “2
sayfa 9 madde”. Hukukçuluğumu bir kez olsun öne sürmeme izin veriniz,
buna devletler arasında yapılan bir anlaşma denemez. Yapılan işin hukuktaki
adı, hizmet sözleşmesidir. O sözleşmenin içeriğini 13 Temmuz 2003
günü basın toplantısıyla açıklamıştık. Kuzey Irak’ta kurulan devlet tanınacak,
PKK’ya karşı izinsiz harekat yapılmayacak, PKK yasallaştırılacak vb vb.

Abdullah Gül’ün sözleşmesini güncelleştirirsek, yine aynı formülü keşfediyoruz:
“Kandil’i vur, Diyarbakır’ı ver.”

KANDİLİ VURURUZ DİYARBAKIR’I KORURUZ
Türk Ordusu ise, Kandil’i vurur, ama Diyarbakır’ı vermez. Türk milletinin kararı bu! Diyarbakırlı da o kararın içindedir. Onu da herkes görecek.

Birinci perde canlandı, asıl gümbürtü ikinci perdede kopacak. Çünkü hiçbir hükümet, Türk Ordusu’na “Kukla devleti tanı ve Diyarbakır’ı ver” diyecek cürette değildir ve olamayacaktır.

DOLAR PANİĞİ VE SONUÇLARI
Önümüze bakalım. Economist’in kapağını yüksek sesle okuyunuz: Dolar paniği!

Economist’ten önce Teori dergisi bu sayısında kapak yaptı: “ABD maliyesi çöküyor!” İP MKK üyeleri Ali Kocatürk, Şefik Çakmak ve Aslan Başer Kafaoğlu ağabeyin olağanüstü önemdeki tahlillerini inceleyiniz. Bir yıl önce yaptığımız 7. Genel Kongre’de belirtmiştik: Dolar saltanatı çöküyor. ABD kendi içinde savaşmamak için, savaşı Ortadoğu’ya yıktı.

Ancak inişe geçen bir ekonomi için soru her zaman şudur: Nereye kadar?

Hayatın cevabı artık budur: Buraya kadar!

ABD, dolar saltanatının çöküşüne acaba nasıl cevap verecek? İhtirasının boyundan büyük olduğunu öğrenmek için, silahlı cevabı mı deneyecek? İyimser olasılık ise, matematiğin verilerine katlanması.

Tayyip Erdoğan, 250 km hızla ve frensiz olarak sıcak paranın bittiği uçuruma doğru gidiyor. Bir tek beynindeki tümör onu kurtarabilir!

YENİ İKTİDAR FORMÜLÜ
Vah zavallı sıcak para komisyoncuları, dolar ve borsa vurguncuları, anlı şanlı hortumcular, hepinizin sonu geldi!

Seyreyleyin gümbürtüyü.

Türkiye’de iktidarı ne zamandır “Sıcak parayı bulan iktidar olur” formülü belirliyordu. Deniz bitti!

Önümüzdeki formül şudur: “Vatan savunmasının başına geçen iktidar olur!”

Bu, bir devrim formülüdür. Çünkü vatanı bu sistem içinde savunma olanağı yok. Vatanı savunma kararında olanlar, ister bilgisiyle, ister düşe kalka bu formülün gerçekliğini öğrenecekler.

Artık bütün yollar millî demokratik devrime çıkar. Türkçesi: Kemalist Devrim’in kesin zaferine!

Tam başlığı görüntüle (yeni pencere açar)