İçeriğe atla


Ek Bilgiler İçin Tıkla Adıyaman Forum Sayfalarına Hoş Geldiniz..!

Adıyaman Forum Bölümüne Hoşgeldiniz. Foruma üye olmak ücretsizdir.

Üye olduğunuzda forumun bütün özelliklerini kullanma hakkına sahip oluyorsunuz.

Takvimde Etkinlik Oluşturabilirsiniz

Kendinize Ait Bir Profil Sayfası Oluşturabilirsiniz.

Lütfen üyelik işlemini başlatmak için BURAYA tıklayınız.


Şu cevaplanıyor Adıyaman Konulu ve Kendi Yorumumuzla: Ortak Şiirler...


Gönderme Seçenekleri

  veya Temizle


Başlık Özeti

Gönderi Tarihi: 08 Ocak 2018 - 13:05

"Vaktin varsa üç beş günde tut da kal" ne demek anlamadım

Gönderi Tarihi: 28 Mayıs 2016 - 02:22

Gözünün söhlesi ağa ey oğul,
Ananı unuttun o kara değneği tuttun,
"Çapıt başta çarpana gıçta dolanor,"
Ğoş değil bele deme ğatın Anam
"Evde oturup gazelleşeceğine,
Gezsin ki güzelleşe" ğatın Anam
------------------------------------
ŞIPENİN EVİ.
Şıpenin evi ünlüydü Bayram'larda,
Koca avluda koca bir dut ağacı ,
Ağaç değil de sanki bir dağdı,
Her bir dalı bir ağaçtı.

Çöpe teyze yetmişinde bir nine,
Gözü iyi görmezse de dinçti yine,
KARA kuru,ufak tefek bir şeydi,
Başına keten beline kuşak sarardı.

Avluya Urganlarla dut dalına
Kurulurdu çifte kişilik salıncak
Öte yanda tahta dönme dolaplar
Çoluk çocuk herkes doluşacak

Gelinler,görümceler,eltiler,
Kınalı ellerinde bayraktı mendiller
Rengarenk fistanlar,altın takılar
Kimi baş açık kimin de hizarlar

Akın akın dört yandan avluya dolarlar
Yeni gelinler salıncağa karşı karşıya binerler
Önce yavaş yavaş sallanıp sonra hızlanırlar
Bir açılır bir kapanır yelpaze gibi etekler
Davulun tokmağı gibi iner kalkar yürekler

Kadınlar matınasında başlar söz düellosu
-Aman heç halı yoğ,nerde buldun bele ÇİROZ Gelini?
-Niyemiş kele bacım,gelinim RAHAN dalı gibi
-Falancanın gelininde de yoğ yoğ heç iş yoğ
-Fikancanın gelinini diyeceksin ki işte MAŞALLAH...

Sonra kafile kafile yollara koyulurlar
Kimi yarış kazanmış JOKEY gibi gururlu
Kimi kanadı kırık KUŞ gibi yaralı
Övgüler,yergiler peş peşe evlerine dönerler

Bugün Adıyaman ESKİSARAY mahallesinde
Ne ŞIPE teyze var ne o avlu ne de dut ağacı
Şimdi beton yığma odalarda etten heykeller
Ah...o eski sağlıklı toprak evler,ah o eski BAYRAMLAR....
Şair -Yazar Feride BEKTAŞ
ADIYAMAN

Yaşargün

Gönderi Tarihi: 07 Eylül 2007 - 10:22

Sayın Kommagene, beğendiğinize sevindim.
Bu şiiri bir noktada size borçluyum.Ara sıra şiir adına birşeyler karalamama rağmen, Adıyaman ile ilgili şiir yazmayı hiç düşünmemiştim.
Ne zamanki,siz bu sayfayı açtınız ve Adıyaman yada suyla ilgili şiir yazılmasını istediniz,o zaman yazmaya karar verdim.
O kadar acele oldu ki,düzeltmek zorunda kaldım.05.09.2007 tarihli Doğuş Gazetesinde de düzeltilmemiş haliyle yayınlandı.Şiiri her okuyuşumda,daha güzel nasıl olur, diye düşünüyorum.Mesela bugün baktığımda:şiirin 4.kıtasının birinci dizesindeki "Gölbaşı'nda suya dal"ı gölbaşının gölüne işaret etsin diye; "Gölbaşı'ın da göle dal" şeklinde değiştirdim.Okuyucuların höş görüsüne sığınıyorum.Sonuçta şair değilim.

kommagene

Gönderi Tarihi: 06 Eylül 2007 - 16:38

Yüreğinize ve ellerinize sağlık Yaşargün kardeş. :) Çok güzel , ilçe ilçe gezdirmiş oldunuz, hatta Antebi bile...

Teşekkürler..

Yaşargün

Gönderi Tarihi: 06 Eylül 2007 - 14:35

Bir önceki iletideki şiir,aceleye gelmişti.Üzerinde biraz daha çalıştım ve son şeklini aşağıya alıyorum.
Beni mazur görürseniz sevinirim.
BAŞKA İLE BENZEMEZ

Hem havası hoştur, hem suyu hoştur
Bura Adıyaman başka ile benzemez
İnsanı merttir, gözü pektir, huyu hoştur
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Ebu-Zer Ğaffariden almış çoktur Abuzeri
Nemrut heykellerinin yoktur benzeri
Ali dağında meftun Mahmut Ensari
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Pere antik kentinde tarih yatıyor
Nemrutta güneş bir başka batıyor
Tezgâh başında bacım halı dokuyor
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Üzümü Bensiden al, Gölbaşında suya dal
Vaktin varsa üç beş gün de Tut da kal
Çelikhanda yaylaya çık, Sincikte bal al
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Köprü kurulursa Kâhta’m şenlenir
Yorulan yolcu Beş pınarda dinlenir
Suya vermiş toprağını Samsat yerinir
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Abdulmusaya çıkar şehri seyre dalarsın
Cuma gecesi Zey ziyaretinde yatarsın
Recep’in soğuk suyunda, balık avlarsın
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Sahabe Hz. şeref vermiş toprağımıza
Evliyalar serpilmiş dört bir yanımıza
Çırağ olmuşlar manevi dünyamıza
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Gergerin yeri sarptır; güzeldir narı
Avamın dilinde Tillo sürgün diyarı
Tuz hanı,Abo paşa deresi, çırçır pınarı
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Antep’in adı çıkmış, fıstığın hası bizde
Petrolden pay yok ama kiri, pası bizde
El dokuma kilimler, lalenin tersi bizde
Bura Adıyaman, başka ile benzemez
03/09/2007 Mehmet YAŞARGÜN

Yaşargün

Gönderi Tarihi: 03 Eylül 2007 - 08:13

BAŞKA İLE BENZEMEZ

Hem havası hoştur, hem suyu hoştur
Bura Adıyaman başka ile benzemez
İnsanı merttir, gözü pektir, huyu hoştur
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Ebu-Zer Ğaffariden almış çoktur Abuzeri
Nemrut heykellerinin yoktur benzeri
Ali dağında meftun Mahmut Ensari
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Pere antik kentinde tarih yatıyor
Nemrutta güneş bir başka batıyor
Tezgâh başında bacım halı dokuyor
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Üzümü Bensiden al, Gölbaşında suya dal
Vaktin varsa üç beş gün Tut da kal
Çelikhanda yaylaya çık, Sincikte bal al
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Köprü kurulursa Kâhta şenlenir
Yorulan yolcu Beş pınarda dinlenir
Suya vermiş toprağını Samsat yerinir
Bura Adıyaman başka ile benzemez

Gerger’e gidemedim acep nicedir hali
Unutma! Sahabe Safvan bin Mu’attal’i
Yetmez amma gelişmiş, nerde o eski hali
Bura Adıyaman başka ile benzemez
03/09/2007 Mehmet YAŞARGÜN

kommagene

Gönderi Tarihi: 01 Eylül 2007 - 12:25

Eğer, bir daha:
Adıyaman'ı göremeden,
Gözlerimi yumarsam;
Kiliminden kefenim,
Narından şerbetim,
Mısırından helvam yapılsın.

Eğer, bir daha:
Adıyaman'ı göremeden,
Gözlerimi yumarsam;
Anıtım Karakuş,
Cendere'si sırat köprüm,
Fırat'ı zemzemim,
Yaylaları cennetim,
Keçileri cinlerim,
Azrailim Nemrut olsun....

Garip Deniz

:P

Yaşargün

Gönderi Tarihi: 31 Ağustos 2007 - 13:01

EĞER ÖLÜRSEM

Eğer ölürsem;
Sıcak bir gününde yazın,
Geçit vermez bir yüce dağın
Eteğinden çıkan soğuk pınarın
Suyuyla beslenen koca çınarın
Gölgesinde bir mezar kazın.
2002 Mhemet YAŞARGÜN


Sayın Kommagene kardeş fikriniz çok güzel,katılmamak olmaz.
Yukarıdaki dizeleri;
Malatya yolu üzerinde,yoldan 20-25-mt.aşağıda bir çınar yanında da hoş sulu pınar var.Ondan esinlenerek yazdım.

kommagene

Gönderi Tarihi: 31 Ağustos 2007 - 11:18

S U

Sus ve dinle suyun gizemli sesini
Ölmenden korkmasam,tut diyeceğim nefesini

Lütf-u keremi bol Rabbim, bahşetmiş
İki farklı gaz, Ol! emriyle birleşmiş
2002 Mehmet YAŞARGÜN


Yıllardır içimde yaşayan düşüm;
Özleten sisli hülyam,
Seher yıldızım, kader mahkumum,
Eşi bulunmaz benzersiz şiirim...

Taş değilim sandığın kadar;
Düşlerimdeki yerini arama,
Gözümden akan sele karışma,
İçimde duman duman,
O karlı dağlar...

Söyleme...
İstemem bir tek kelime;
Yorgun ümitlerle dönme,
Uçsuz bucaksız denizlere bırak,
Yıllara, yollara, kadere ve susmaya...

Sus ve yine şiire devam...

Garip Deniz

(İsteyen CENDERE isteyen SU ile veya başka birine başlayarak devam edebilir....)

kommagene

Gönderi Tarihi: 31 Ağustos 2007 - 10:57

C E N D E R E

Zamanın cenderesinde,şıralık üzüm gibi sıkılıyor ruhum,daralıyorum
Elime geçirdiğim bir parça kağıda,karmaşık duygularımı karalıyorum
Zamanı geldi gibi,ruhum bedenimden çekiliyor,öteye kapı aralıyorum
Arkamdan kimsecikler ağlamasın diye,bütün sevdiklerimi paralıyorum
Mehmet YAŞARGÜN

Geçmişin cenderesinde kimdi kral biliniyor, o günü şimdi anımsıyorum
Ayaklarımın bastığı bereket toprağına, tarihten tohumlar saçıyorum
Daha çok var; sanırım, nice nice zamanlara mezar kalacak, biliyorum
Önümde çocuklarım yürüsün diye, sevinçle zamana meydan okuyorum
Garip Deniz

Tam başlığı görüntüle (yeni pencere açar)